Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Adana’daki İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin net bir açıklama yaparak, “İncirlik, bir Türk üssüdür” ifadesini kullandı. Bakanlık, üssün mülkiyetinin Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğunu ve üs komutanının bir Türk Tuğgenerali olduğunu vurguladı.

İncirlik Üssü’nün Statüsü Netleşti
MSB’den yapılan yazılı açıklamada, “Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’uncu Ana Jet Üs Komutanlığımız, Adana İncirlik’te konuşludur. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir” denildi.
Açıklamada, üste bulunan Amerikan, İspanyol, Polonyalı ve Katar askeri personelinin varlığının, üssün bir Amerikan üssü olduğu anlamına gelmediğinin altı çizildi: “Orada Amerikan askerlerinin olması, Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır.“

MSB Sözcüsü Aktürk’ten Haftalık Bilgilendirme
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlıkta düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında son bir haftadaki faaliyetleri değerlendirdi. Aktürk, toplantının başında İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yılını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okuluna girişinin 127’nci yıl dönümünü kutladı.
Tuğamiral Aktürk, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinlikleri kapsamında yapılacak tören, geçit, gösteri uçuşu ve konserlere tüm halkın davetli olduğunu duyurdu. Ayrıca 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle sağlık personelinin bayramını kutladı.

Terörle Mücadelede Son Durum
Terörle mücadele çalışmalarına da değinen Aktürk, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir” dedi. Aktürk, devam eden operasyonlar kapsamında son bir haftada 4 PKK’lı teröristin teslim olduğunu, sınırlarda ve ötesinde mayın, tünel, sığınak imha çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’inin (462 km) imha edildiğini, Suriye Harekat Alanlarında toplam imha edilen tünel uzunluğunun 764 kilometreye ulaştığını bildirdi.
Ayrıca, hafta boyunca sınırlardan yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 7’si terör örgütü üyesi olmak üzere 78 kişinin yakalandığını, 1733 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiğini ifade etti.

Bölgesel Gelişmeler ve Alınan Tedbirler
ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sonrasında hava sahası güvenliğini sağlamak için muharip uçaklarla hava devriyesi icra edildiğini belirten Aktürk, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarıyla seyir, keşif ve gözetleme yapıldığını söyledi. İran sınırında muhtemel risklere karşı gerekli tedbirlerin alındığını vurguladı.
Aktürk, “Ülkemiz; yaşanan bölgesel gelişmeler karşısında hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla milli imkan ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde, NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya ve bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sunmaya devam edecektir” dedi.
Yunanistan’ın Adalar Politikasına Tepki
Bakanlıktan yapılan ayrı bir açıklamada, Yunanistan’ın Doğu Ege adalarındaki askerileştirme faaliyetlerine sert tepki gösterildi. Açıklamada, Limni ve Kerpe Adaları’nın Lozan ve Paris Antlaşmaları uyarınca gayri askeri statüde olması gerektiği hatırlatılarak, “Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, “Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz” denildi.

KKTC Güvenliği ve PATRİOT Konuşlandırması
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliği için alınan tedbirlere de değinilen açıklamada, “KKTC’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir” vurgusu yapıldı. Bölgedeki füze tehdidi sonrası KKTC’ye konuşlandırılan hava savunma unsurlarının caydırıcılığı ve reaksiyon kabiliyetini güçlendirmeye yönelik olduğu belirtildi.
Malatya’ya konuşlandırılan NATO’ya ait PATRİOT sistemine ilişkin ise, İran’dan ateşlenen iki balistik mühimmatın bu sistemle etkisiz hale getirildiği, konuşlandırmanın NATO müttefik dayanışması çerçevesinde yapıldığı açıklandı.
S-400 Hakkında Açıklama
Bakanlık, Türk hava sahasına giren balistik füzelere karşı neden S-400 hava savunma sisteminin kullanılmadığına yönelik soruya da yanıt verdi. Açıklamada, hava savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğü, tehdit değerlendirmesi ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda en uygun savunma unsurunun otomatik olarak seçildiği ifade edildi. Türkiye’nin NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu ve tehditlere karşı en etkin unsurların devreye alındığı kaydedildi.

MSB’nin bu kapsamlı açıklamaları, Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarındaki kararlı duruşunu ve uluslararası iş birlikleri çerçevesindeki pozisyonunu bir kez daha ortaya koydu.
