Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupalı liderleri ‘zayıf’ olarak nitelendiren açıklamalarına net bir yanıt verdi. Costa, “Biz ABD ile müttefikleriz ve müttefikler müttefik gibi davranmalıdır” diyerek, ülkelerin birbirlerinin iç işlerine karışmaması gerektiğinin altını çizdi.
Costa, İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trump’ın Avrupalı liderlere yönelik eleştirileri hatırlatılan Costa, sert bir dil kullanarak şunları söyledi:
“Biz ABD ile müttefikleriz ve müttefikler müttefik gibi davranmalıdır. Bu, ülkelerimizin siyasi iç işlerine karışmamamız gerektiği anlamına gelir. Amerikalıların tercihlerine saygı duyuyoruz ve onlar da vatandaşlarımızın demokratik tercihlerine saygı duymalılar. AB liderleri beni AB Konseyi Başkanı seçtiğinde, Başkan Trump buna saygı duymalıdır. Tıpkı Amerikan vatandaşlarının onu ABD Başkanı olarak seçmesine bizim saygı duyduğumuz gibi. Müttefikler birbirlerine böyle davranırlar.”
Ukrayna Desteği ve AB Zirvesi
Costa, aynı toplantıda Trump’ın AB’nin Ukrayna politikasına yönelik eleştirilerine de değindi. Ukrayna’ya yönelik mali yardım konusunda AB’nin çalışmalarının sürdüğünü belirten Costa, önemli bir tarihe işaret etti:
“2026-27 için bu ülkenin finansal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla AB Komisyonu’nun çalışmaları devam ediyor. 18 Aralık’ta yapılacak AB Zirvesi’nde üye ülkelerin yeni mali yardım üzerinde anlaşmasını bekliyoruz.”
Bu açıklama, AB’nin Ukrayna’ya uzun vadeli desteğini sürdürme kararlılığını gösterirken, önümüzdeki haftalarda gerçekleşecek zirvenin bu konuda kritik bir dönüm noktası olacağını ortaya koyuyor.
Transatlantik İlişkilerde Gerilim
Antonio Costa’nın bu açıklamaları, ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilime işaret ediyor. Donald Trump’ın yeniden başkanlık yarışında öne çıkması ve Avrupalı liderlere yönelik sert söylemleri, transatlantik ittifakın geleceği konusunda endişeleri artırıyor. Costa’nın “müttefik gibi davranma” vurgusu, bu endişelerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Diplomatik çevreler, AB Konseyi Başkanı’nın bu net mesajının, AB’nin kendi demokratik süreçlerine ve liderlik seçimlerine saygı beklediğini açıkça ilan ettiğini belirtiyor. İki taraf arasındaki ilişkilerin, özellikle Ukrayna krizi ve küresel güvenlik konularında iş birliği gerektirdiği bir dönemde, bu tür açıklamaların ilişkilerin seyrini etkileyeceği öngörülüyor.
