Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’deki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakanlık, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuna entegrasyon sürecini yakından takip ettiklerini belirterek, “Suriye hükümeti birlik ve bütünlüğü için bir inisiyatif almaya karar verirse Türkiye ona destek olacaktır” mesajını verdi.

SDG’nin Tutumu Eleştirildi
MSB’den yapılan yazılı açıklamada, SDG’nin adem-i merkeziyetçilik ve federalizm taleplerini dile getirmeye devam ettiği ve merkezi otoriteye entegre olma konusunda adım atmadığı vurgulandı. Açıklamada, “Daha önce de vurguladığımız gibi SDG’nin bu tavrı Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve istikrarına zarar vermektedir” denildi.
Bakanlık, Suriye hükümetiyle ‘Tek devlet, tek ordu’ ilkesi doğrultusunda yakın iş birliğini sürdürdüklerini ve entegrasyon sürecini yakından takip ettiklerini bildirdi.

Tuğamiral Aktürk’ten Terörle Mücadele Değerlendirmesi
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, yılın son basın bilgilendirme toplantısında terörle mücadele konusunda yapılan çalışmalara değindi. Aktürk, “Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz bir şekilde devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş” ifadelerini kullandı.
Aktürk, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarının sürdürüldüğünü, Menbic’de 4 kilometre tünel imha edildiğini kaydetti. Böylece yıl içerisinde teslim olan terörist sayısının 111 olduğunu belirten Aktürk, Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzemenin kullanılamaz hale getirildiğini, Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğunun 741 kilometreye ulaştığını açıkladı.

Hudut Güvenliği ve Uyuşturucu Ele Geçirilmesi
Tuğamiral Aktürk, son bir haftada hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 136 kişinin yakalandığını ve 1186 kişinin ise engellendiğini bildirdi. 2025 yılında hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 9 bin 942, engellenen kişi sayısının da 66 bin 794 olduğunu belirtti.
Aktürk, ayrıca hudut birlikleri tarafından; Hakkari ve Van hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde bu hafta ele geçirilen 101 kilogram uyuşturucu ile birlikte bu yıl ele geçirilen bin 982 kilogram uyuşturucunun kolluk kuvvetlerine teslim edildiğini kaydetti. Aktürk, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadele ve hudut güvenliğinde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını 2026 yılında daha da yukarılara taşıma azim ve kararlılığındadır” dedi.

İsrail’e Sert Tepki ve Savunma Sanayi Hamleleri
Tuğamiral Aktürk, İsrail’in 2 yılı aşkın süredir bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmaya ve hukuksuzluğa devam ettiğini belirterek, “Uluslararası toplum ise İsrail’in Filistin halkına yönelik acımasız katliamlarını ve insanlık dışı uygulamalarını durdurmakta; bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik tehditlerini ve bölgede yarattığı kaosu engellemekte yetersiz kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
Aktürk, 1 Ocak’tan itibaren 45’i NATO, 29’u milli, 59’u davet ve 24’ü özel olmak üzere toplam 157 tatbikatın başarıyla icra edildiğini kaydetti. Ayrıca, geçen hafta içinde Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda modernize edilen M60T tankı, KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi HİSAR-A ile, MİLKED Elektronik Destek Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığını belirtti.

Yerli ve Milli Savunma Sanayi Vurgusu
Aktürk, savunma sanayindeki gelişmelere ilişkin şu önemli açıklamaları yaptı: “Sürekli değişen ve çeşitlenen tehditlere karşı tüm harekat alanlarında etkin, esnek ve yüksek teknolojiye dayalı bir yapı oluşturma çabasını kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; daha güçlü, modern ve etkili bir savunma kapasitesine sahip olması için 2026 yılında da yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle desteklenmesine yönelik çalışmalar aralıksız devam edecektir.”
Açıklamada, başta çok katmanlı hava savunma sistemi Çelik Kubbe, insansız savaş uçakları Kızılelma ve Anka-3 olmak üzere insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve mühimmattan füzelere, hava savunma sistemlerinden elektronik harp sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede silah sistemlerinin geliştirilmesinin süreceği vurgulandı.

“Mavi Vatanımız ve çevre denizlerin yanı sıra, ilgi alanımız olan tüm denizlerde donanmamızın yeteneklerini genişleterek daha güçlü hale getirilmesi amacıyla içerisinde TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, Milli Denizaltımız ve Milli Uçak Gemimizin de yer aldığı 39 geminin tersanelerimizde aynı anda inşası ve yeni sistemlerin envantere kazandırılması çalışmaları kararlılıkla sürdürülecektir” denilen açıklamada, yapay zeka destekli sistemler ve siber savunma alanındaki çalışmalara da değinildi.

F-35 ve KAAN Projelerine İlişkin Gelişmeler
F-35 tedarikine ilişkin olarak ise şu açıklama yapıldı: “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması, envanterin çeşitlendirilmesi ve caydırıcılık kapasitesinin artırılması faaliyetlerimiz sürmektedir. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması durumunda ABD ile savunma sanayi iş birliğinin ivmesinin artacağını değerlendiriyoruz. Söz konusu yaptırımların kaldırılması ve F-35 tedariki konusunda çalışmalar devam ediyor.”

Milli Savunma Bakanlığı’nın bu kapsamlı açıklamaları, Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikaları ve savunma sanayindeki iddialı hedefleri konusunda önemli mesajlar içeriyor.

