Ankara’da düzenlenen üst düzey görüşmede, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği ve bölgesel krizler masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlayarak iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve küresel gündemi ele aldı.
İlişkilerin Güçlendirilmesi ve Somut İş Birliği
Görüşmenin ana gündem maddesini, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesi ve iş birliğinin somut alanlarda derinleştirilmesi oluşturdu. Yılmaz, yaptığı açıklamada, “ikili ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi ve iş birliğimizin somut alanlarda derinleştirilmesi konularını ele aldık” ifadelerini kullandı.
Ekonomi, Ticaret ve Savunma Sanayii
Görüşmede, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine odaklanıldı. Bunun yanı sıra, savunma sanayii iş birliği ve CAATSA yaptırımları gibi iki ülke gündemindeki kritik başlıklar kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. CAATSA yaptırımları, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini almasının ardından ABD tarafından uygulanan ve ikili ilişkilerde gerilime neden olan önemli bir konu olarak öne çıkıyor.

Bölgesel ve Küresel Meseleler Masada
İkili görüşmede, sadece ikili meseleler değil, bölgesel ve küresel gelişmeler de ele alındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “İran ve Suriye’deki son gelişmeler ile Gazze barış planının ikinci aşaması çerçevesinde bölgesel ve küresel meseleler üzerine görüş alışverişinde bulunduk” dedi. Bu ifadeler, Ortadoğu’daki istikrar arayışında Türkiye’nin aktif diplomasisinin ve ABD ile koordinasyonunun devam ettiğini gösteriyor.
Yapıcı Katkılar ve Teşekkür
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, görüşmenin sonunda ABD Büyükelçisi Tom Barrack’a yapıcı katkıları ve iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirme iradesi için teşekkür etti. Yılmaz, “Yapıcı katkıları ve ülkelerimiz arasındaki iş birliğini güçlendirme iradesi için Sayın Barrack’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Bu görüşme, Türkiye-ABD ilişkilerinin karmaşık gündemine rağmen, diyalog kanallarının açık tutulduğunu ve iki müttefik ülke arasında çok yönlü bir ilişkinin sürdürülmeye çalışıldığını ortaya koydu. Ekonomiden savunmaya, bölgesel krizlerden küresel diplomasiye uzanan geniş bir yelpazede yapılan değerlendirmeler, önümüzdeki dönemde ilişkilerin seyrine dair önemli ipuçları barındırıyor.
