Edirne’nin Keşan ilçesinde, özel bir şirket tarafından 4 köyün mera ve tarım arazileri üzerinde planlanan jeotermal kuyu ve sera projesi, mahkeme kararıyla iptal edildi. Edirne İdare Mahkemesi’nin verdiği karar, bölge halkının ve çevrecilerin uzun süredir sürdürdüğü mücadelede önemli bir zafer olarak kayıtlara geçti.

Projenin Detayları ve Hukuki Süreç
Keşan ilçesine bağlı Kılıç, Türkmen, Akçeşme ve Boztepe köylerinin sınırları içindeki mera ve birinci derece tarım arazileri üzerine, özel bir şirket tarafından jeotermal kaynak arama amaçlı sondaj çalışması ve jeotermal ısıtmalı seracılık projesi planlanmıştı. Proje kapsamında 7 adet jeotermal kuyu açılması ve toplamda 5 bin 850 dekar tarım arazisinin işgal edilmesi öngörülüyordu.
İlk girişim 7 Temmuz 2023 tarihinde başladı. Keşan Kent Konseyi’nin öncülüğünde harekete geçen köylüler, yüzlerce itiraz dilekçesi toplayarak ilgili makamlara iletti. İtirazların ardından ve şirketin gerekli belgeleri tamamlayamaması üzerine, proje Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından durduruldu.

Şirketin Yeni Başvurusu ve Mahkeme Süreci
Ancak aynı şirket, 25 Ocak 2025 tarihinde yeni bir dosya ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden başvurdu. Bakanlık, bu müracaatı kabul ederek projeye yeni değişiklikler doğrultusunda onay verdi. Bu gelişme üzerine köylüler ve Boztepe Köyü Sulama Kooperatifi, hukuki mücadeleyi başlattı.
Avukat Yılmaz Tuna’nın yardımlarıyla Edirne İdare Mahkemesi’ne açılan davada, önce projenin ‘yürütmesinin durdurulması’ talep edildi. Mahkeme, bu talebi kabul etti. Ardından görülen iptal davasında ise mahkeme, nihai olarak projenin ‘iptal’ edilmesine karar verdi.
Köylülerden Sevinçli Açıklamalar
Boztepe Köyü Sulama Kooperatifi Başkanı Hasan Akdeniz, mahkeme kararının ardından yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“İlk girişim 7 Temmuz 2023 tarihinde gerçekleştirildi. Keşan Kent Konseyi’nin bizleri uyarması ve bizlere öncülük etmesi sonucu topladığımız yüzlerce itiraz dilekçelerimizi ilgili makamlara ilettik. İtirazlarımızın dikkate alınması ve şirketin gerekli belgeleri tamamlayamaması üzerine bakanlık tarafından proje durduruldu. Ancak aynı şirket 25.01.2025 tarihinde yeni bir dosya ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden müracaat ediyor. Bakanlık müracaatı kabul edip yeni değişiklikler doğrultusunda projeye onay veriyor. Bizler önce itiraz dilekçelerimizi toplayıp ilgili makamlara ilettik. Daha sonra da ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesini durdurulması ve iptal talepli davamızı Edirne İdare Mahkemesi’ne avukatımız Yılmaz Tuna’nın yardımları ile açtık. Bu talebimiz karşısında mahkeme önce ‘yürütmeyi durdurma’ şimdi de ‘iptal’ kararı verdi. Yani 5 bin 850 dekar toprağımız kurtuldu. Çok sevinçliyiz.”

Kararın Önemi ve Yansımaları
Edirne İdare Mahkemesi’nin verdiği bu karar, tarım arazilerinin ve meraların korunması adına önemli bir emsal teşkil ediyor. Özellikle birinci derece tarım arazileri üzerinde planlanan ve çevresel etkileri tartışmalı olan endüstriyel projelere karşı, yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının hukuki yollarla mücadelesinin başarıya ulaşabileceğini gösterdi.
Karar, aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararlarının da mahkemeler tarafından denetlenebileceğini ve iptal edilebileceğini ortaya koyması açısından da dikkat çekici.
Bölge halkı, mahkeme kararının kendileri ve gelecek nesiller için hayati öneme sahip tarım topraklarını koruduğunu belirterek, mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
