Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü sağlanacağını açıkladı. Yılmaz, bu adımın şehir planlaması, yatırım yönlendirme ve risk yönetiminde devletin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendireceğini vurguladı.

Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi’nde Yüzde 91 Başarı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu’ toplantısına başkanlık etti. Yılmaz, toplantıda 2024-2030 dönemini kapsayan Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı’nın 2025 yılı uygulamasında kaydedilen ilerlemeleri ve 2026 yılında atılacak adımları değerlendireceklerini belirtti.
Yılmaz, “Coğrafi bilgi; afet ve acil durum yönetiminden şehirleşmeye, çevre ve iklim politikalarından ulaştırma, enerji ve altyapı yatırımlarına, tarımsal üretimin izlenmesinden su yönetimine, kamu güvenliğinden sosyal hizmet planlamasına kadar uzanan geniş bir alanda kullanılmaktadır.” dedi.
Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde 2025 yılı için öngörülen 64 eylemin yüzde 91 oranında başarıyla gerçekleştirilmiş olmasının, ülkenin coğrafi bilgi alanında kararlılıkla ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.
Afet Yönetiminde Veri Temelli Kapasite Güçlendirildi
Yılmaz, coğrafi bilginin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını kaydetti. Afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veri üretimi ve paylaşımına dair usul ve esasların güncellendiğini, 200’ün üzerinde coğrafi veri katmanı tanımlandığını açıkladı.
“Böylece afet yönetiminde; doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veriye dayalı olarak risklerin önceden tespit edilmesini, müdahale kaynaklarının doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını mümkün kılan veri temelli yönetim kapasitesi önemli ölçüde güçlendirilmiştir.” diye konuşan Yılmaz, şehirlerin ve yerleşim alanlarının geleceğini güvence altına alacak doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veri altyapısına kavuşturulması hedefi kapsamında kent ölçeğindeki verilerin ulusal sistemlerle uyumunun güçlendirilmesinin amaçlandığını söyledi.

Yerel Yönetimler ve Merkezi İdare Arasında Veri Bütünlüğü
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde, yerel yönetimler ile merkezi idare arasındaki veri entegrasyonuna değindi. Yılmaz, “Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetiminde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir.” açıklamasını yaptı.
Yatırımcılar İçin Dijital Coğrafi Hizmetler
Coğrafi verinin yalnızca üretilen ve paylaşılan bir unsur olmaktan çıkarılarak, kamu yönetimine ve yatırımcılara yön veren bir araca dönüştürülmesinin de önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, kamu kurumları tarafından yürütülen CBS projelerinin etkinliğinin değerlendirildiğini, CBS aracılığıyla mükerrer yatırımların önlenmesi ve kamu kaynaklarının etkin kullanımının önceliklendirildiğini belirtti.
Yılmaz, “Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu ve e-Devlet Kapısı üzerinden sunulan açık coğrafi veri setleri, tematik haritalar ve dijital coğrafi hizmetler yatırımcıların kullanımına açılmıştır. Bu sayede yatırım yeri analizi, arazi uygunluk değerlendirmesi, altyapı ve ulaşım erişilebilirliği, teşvik bölgeleri ve lojistik avantajlara ilişkin kritik bilgilere hızlı ve güvenilir biçimde erişim sağlanmıştır.” dedi.
Platform Kullanıcı Sayısında Büyük Artış
Coğrafi bilginin vatandaşlar ve kamu kurumları tarafından erişilebilir, kullanılabilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturulmasına özel önem verdiklerini işaret eden Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nun 01 Ocak 2025 tarihi itibarıyla e-Devlet kapısıyla tam entegre şekilde kullanıma açıldığını hatırlattı.
Yılmaz, “2025 yılı başında 14 bin kullanıcısı olan platform, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonrası, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma başarısı göstermiştir.” bilgisini paylaştı.
Ulusal Bina Envanteri ve Yapı Güvenliği
Kurulda alınan kararlar doğrultusunda, stratejik önceliklerle uyumlu biçimde; veri üretiminden kurumsal entegrasyona kadar birçok kritik alanda somut, ölçülebilir ve sahaya yansıyan ilerlemeler kaydedildiğini belirten Yılmaz, şu bilgileri verdi:
“Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır. Ulusal Bina Envanteri çalışmalarına ivme kazandırılmış; bina ve yapı verileri, ilgili kurumlar tarafından güncel, güvenilir ve bütünleşik bir envanter yapısına kavuşturulmuştur. Yapı güvenliğinin sahada izlenmesine yönelik en temel araçlardan biri olan Bina Kimlik Sertifikası uygulaması kapsamında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 2026 Ocak ayı itibarıyla yaklaşık 272 bin yapı sisteme dahil edilmiştir.”
Yılmaz, yapı güvenliğinin, yapıların kullanım ömrü boyunca izlenmesi gerekliliğini esas alan Periyodik Yapı Denetimleri sürecinin, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2026 yılı itibarıyla sahada fiili denetimlerle hayata geçirileceğini sözlerine ekledi.
Türkiye Öncü Bir Ülke Rolü Oynuyor
Türkiye’nin coğrafi bilgi alanındaki birikimini; küresel yönetişim süreçlerine katkı sunan, bölgesel iş birliklerini derinleştiren ve kardeş ülkelerle kurumsal kapasiteyi birlikte güçlendiren bir dış politika ve kalkınma enstrümanı olarak konumlandırdığını söyleyen Yılmaz, “Türkiye bu süreçte, tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü bir ülke rolü oynamaktadır.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, önümüzdeki dönemde; kurumlar arasındaki veri paylaşımını daha da güçlendirecek, standartları yaygınlaştıracak ve yerel yönetimleri bu sürecin aktif bir paydaşı haline getirecek adımları kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.
