Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) Dr. İsmail Sabah, yaptığı kapsamlı araştırma sonucunda, Mustafa Kemal Atatürk’ün komutanlığını yaptığı 19. Tümen’in kuruluş tarihi ve yerine ilişkin literatürdeki yanlış bilgiyi düzeltti. Yeni bulgular, tümenin 1 Şubat 1915’te Tekirdağ’da değil, 21 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’da kurulduğunu ortaya koydu.

Literatürdeki Yanlış Bilgi Düzeltildi
Çanakkale Muharebeleri sırasında komutanlığını Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in (Atatürk) yaptığı 19. Tümen, savaşın en kritik birliklerinden biri olarak biliniyor. Ancak, tümenin kuruluşuyla ilgili kaynaklarda sıklıkla 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’da kurulduğu bilgisi yer alıyordu. Dr. İsmail Sabah’ın 1. Ordu ve 3. Kolordu’nun harp cerideleri (günlükleri) üzerinde yaptığı detaylı inceleme, bu bilginin doğru olmadığını kanıtladı.

Dr. Sabah, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Çanakkale Muharebelerinde Atatürk ile özdeşleşen ve en çok ön plana çıkan birliklerinden biri olan 19’uncu Tümen’in kuruluş yerinin ve tarihinin literatürden farklı olarak 21 Ocak 1915 tarihinde yani 111 yıl önce bugün Gelibolu olduğunu yaptığımız çalışmayla ilk defa ortaya çıkarmış olduk” ifadelerini kullandı.
Kuruluş Süreci ve Tarihi Karar
Araştırmaya göre, süreç Kasım 1914’te başladı. Çanakkale Boğazı’na yönelik artan tehdit nedeniyle 3. Kolordu Karargâhı ve 7. Tümen, 12 Kasım 1914’te Gelibolu’ya intikal etti. Kolordunun diğer tümeni olan 8. Tümen ise Kanal Harekatı için 4. Ordu Cephesi’ne gönderilmek üzereydi. Bu boşluğu doldurmak için yeni bir tümenin kurulması gündeme geldi.

Dr. Sabah, süreci şöyle anlattı: “31 Aralık 1914 tarihinde o esnada Gelibolu’da bulunan 3’üncü Kolordu’ya ‘gizli’ ibaresiyle bir yazı gönderiliyor. 4’üncü Ordu’ya gönderilecek 8’inci Tümen’in yerine yeni bir tümenin teşkiliyle ilgili görüşleri soruluyor. Aslında bu yazışmayla birlikte, 19’uncu Tümen halini alacak olan tümenin kuruluş çalışmalarının da en azından fikri anlamında başladığını görmekteyiz.”
Mustafa Kemal’in Atanması ve Tümen Numarası
Bu sırada Sofya’da askeri ateşe olarak görev yapan ve ısrarla faal bir görev isteyen Mustafa Kemal Bey, yeni kurulacak bu tümenin komutanlığına atandı. Atama emrinde tümen numarası henüz belirtilmemişti. 20 Ocak 1915’te Mustafa Kemal Bey’in tümen komutanlığına atanmasının ardından, tümenin ’19’ numarası aynı gün verildi.

Ertesi gün, 21 Ocak 1915’te, 1. Ordu Komutanı Mareşal Liman Von Sanders’in emriyle 3. Kolordu, tümenin teşkilat çalışmalarına başladı. Dr. Sabah, “21 Ocak 1915 tarihinde 3’üncü Kolordu ceridelerine baktığımızda Liman Paşa’dan gelen bu emrin ‘kesin’ bir emir kabul edildiğini ve tümenin teşkilat çalışmalarına başlandığını, yani resmen kurulmuş olduğunu görmekteyiz” dedi.
Atatürk’ün Tümeni Arayışı
Mustafa Kemal Bey, Sofya’dan İstanbul’a gelir gelmez atandığı tümeni aramaya başladı. Ancak, 19. Tümen henüz yeni kurulduğu için kimse bu tümenden haberdar değildi. Dr. Sabah, yaşanan ilginç diyaloğu şöyle aktardı: “Kendisini herkese 19’uncu Tümen Komutanı olarak takdim ediyor. Fakat 19’uncu Tümen’in varlığından henüz kimsenin haberi olmadığı için herkes yüzüne hayretle bakıyor.”

Sonunda 1. Ordu Kurmay Başkanı Kazım Bey, Mustafa Kemal’e Gelibolu’daki 3. Kolordu’nun yeni bir tümen teşkilatlanması yaptığını ve oraya müracaat etmesi gerektiğini söyledi. Mustafa Kemal Bey, “Komutan olduğum tümen var mıdır yok mudur, bunu anlamak için Gelibolu’ya mı gideceğim?” diye sordu. Kazım Bey ise “Evet, doğrusu budur” cevabını verdi.
Teşkilatlanma ve Eceabat’a İntikal
Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915’te Gelibolu’ya geldi ve henüz teşkilatlanma aşamasında olan tümeni ilk kez gördü. Aynı gün akşam hareket ederek 1 Şubat 1915’te Tekirdağ’a vardı. Tekirdağ’da eğitimler sürdürülse de, tümenin tam anlamıyla vücut bulması Eceabat’ta oldu.

Dr. Sabah, son aşamayı şöyle açıkladı: “22 Şubat 1915 tarihinde verilen emirle, tümenin bünyesindeki 58 ve 59’uncu alaylar alınıyor; bunun yerine 72 ve 77’nci alaylar Eceabat’a gönderiliyor. Tümen, Eceabat’a geldikten sonra 72 ve 77’nci alayların katılımıyla son şeklini alıyor.”

Bu kapsamlı araştırma, Çanakkale destanının yazılmasında kritik rol oynayan 19. Tümen’in gerçek kuruluş hikayesini gün yüzüne çıkarmış oldu. Tarih yazımına önemli bir katkı sağlayan bu çalışma, milli mücadele ruhunun doğduğu anlara ilişkin bilgileri de netleştirdi.


