TBMM Kartalkaya Otel Yangını Araştırma Komisyonu Başkanı Selami Altınok, yangın denetimlerinde ciddi bir yetki karmaşası olduğunu belirterek, “Belediye mi, özel idare mi, büyükşehirlerde veya diğer illerde kimin bakacağı ile alakalı yetki ve sorumluluk konusunda tereddüte yer vermeyecek açık ve net yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor” dedi.

Kartalkaya Otel Yangını Araştırma Komisyonu Başkanı Selami Altınok ve komisyon üyeleri, TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında hazırladıkları nihai raporu kamuoyuna açıkladı. Altınok, komisyonun hazırladığı raporu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunduklarını hatırlatarak, komisyonun yaptığı kapsamlı çalışmaları anlattı.
Kapsamlı Çalışma ve 18 Kritik Öneri
Altınok, “17 resmi toplantı yaptık. Toplantılarımıza 14 kamu kuruluşu, 10 sivil toplum örgütü ve hayatını kaybeden kardeşlerimizin yakınları da komisyonumuza gelerek çalışmalara katkı verdi, 98 kişiyi dinledik. Bu dinlemelerden sonra yazılı ve sözlü görüşlerini aldık” ifadelerini kullandı.
Altınok, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuçta da hazırladığımız raporda; bundan sonra böyle acı olaylar bir daha yaşanmasın, insanlarımızın hayatları tehlikeye girmemesi için komisyonumuz 18 tane öneri belirledi. Bu önerileri de hem raporumuzda yer verdik, hem de ilgili kuruluşlara onları ilgilendiren kısımları göndereceğiz ki gerekli olan yasal düzenleme ya da idari bir düzenlemeye ihtiyaç varsa yapılabilsin.”
Uygulama ve Denetim Eksikliği Vurgusu
Komisyon Başkanı, çalışmalar sırasında önemli bir tespitte bulunduklarını belirterek, “Bu çalışmalarda gördük ki; yasal düzenlemeleri nasıl yaparsanız yapın eğer uygulama aşamasında toplu konaklanan yerlerde veyahut insanların toplu bulundukları alanlardaki yöneticilerin hassasiyet göstermedikleri yerde gerekli denetimler ilgili kurumlar tarafından denetimler tam ve eksiksiz yapılmaması durumunda bu gibi kazaların, afetlerin önüne geçebilmek kolay değil” dedi.
Altınok ayrıca Komisyon ve adli bilirkişinin, Kartalkaya Otel yönetimi, profesyoneller ve çalışanların gerekli tedbir almadığı yönündeki hususlarda ortak görüşe sahip olduklarını ekledi.
İtfaiye Raporlarına Süre Sınırı ve Proje Aşamasında Denetim
Komisyonun hazırladığı rapordaki önerilerden bazılarını paylaşan Altınok, şunları söyledi:
“Bundan böyle yangınla ile alakalı itfaiye raporlarının geçerlilik süresi olmalı ve bu belge ile birlikte periyodik denetimler yapılmalıdır. Bir itfaiye raporu 50-60 sene geçerli olmamalı, idare süre konusunda burada karar alabilir ve süre olarak da 1-2-3 yıl da itfaiye raporları gözden geçirilmeli, denetimler yapılmalı.”
Altınok, ikinci önemli tekliflerini ise şöyle açıkladı: “İkinci teklifimiz ise yangın projeleri ve iskan kontrollerinde itfaiyenin sürece dahil edilmelidir. Şu anda belediyeye bir inşaat projesi ile gidildiği zaman imar müdürlüğü inşaat projesini alıyor ve uygunsa ruhsatını veriyor. İnşaat tamamlandıktan sonra iskan boyutuna gelindiğinde itfaiyeye gidiliyor. Eğer yapı da bir sıkıntı varsa itfaiye raporunda eksiklik tespit ediliyorsa düzeltme şansı olmuyor. Bir yerde inşaat yapılacağı zaman öncelikle imar müdürlüğü projeyi itfaiye dairesine göndermeli ve binanın yangınla alakalı tedbirlerin olduğuna dair raporu görmeli ve ona göre ruhsat vermeli.”
Bakanlıklar Arası Uyum ve İdari Yaptırımların Netleştirilmesi
Altınok, konaklama tesisleri ile ilgili bir başka kritik soruna daha dikkat çekti: “Yangın güvenliği düzenlemelerinde kriter uyuşmazlığı var. Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çıkardığı itfaiye yönetmeliğinde özellikle oda sayısı bakımından bir uyuşmazlık var. Bunların birbiriyle uyumlu hale getirmesinin olumlu olacağını düşünüyoruz.”
Denetimlerde tespit edilen eksikliklere ilişkin sürecin belirsizliğini de eleştiren Altınok, “İtfaiye teşkilatlarının işyerlerinde yürüttükleri denetimler sonucunda tespit edilen mevzuata aykırılıkların hangi usul ve esaslar çerçevesinde giderileceği ile giderilmeyen aykırılıklar karşısında uygulanacak idari yaptırımların kapsam ve yöntemine ilişkin hükümlerin ilgili mevzuatta daha açık düzenlemeli” diye konuştu.
Sigara İçilen Oda Uygulamasına Son ve Online İhbar Sistemi
Otel odalarında sigara içilmesi uygulamasının risk oluşturduğunu vurgulayan Altınok, şu çarpıcı açıklamayı yaptı: “Biz artık kapalı mekanlarda sigara içilmemesinin kabul edildiği bir toplumda konaklama tesislerinde hala sigara içilen oda, içilmeyen oda ayrımının yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Grand Kartal Otel’de yaşanan facianın temel sebeplerinden birinin de bu olduğunu düşünüyoruz.”
Altınok, yangın güvenliği için teknolojik bir çözüm önerisinde de bulundu: “Konaklama tesislerindeki yangın ihbar sisteminin uygulanmasında da sorun var. Yangın sistemleri ile itfaiye birimleri arasında online bir bağlantı yapılmalı. Yangın çıktığında aynı anda o teknolojik sistemin 112’de alarm verilmesi ve böylelikle ihbarın otomatik olarak gitmesi gerekiyor.”
Altınok, ayrıca turizm bölgelerinde özel itfaiye birimlerinin oluşturulmasını ve bu sayede yangın anında ulaşım sorununun önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.
