CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaretinin ardından düzenlediği basın toplantısında, AK Parti ve MHP’ye sert sözlerle yüklendi. Özel, “Koca bir yaz boyunca televizyonlarda gece gündüz tartıştıkları hiçbir şeyi bırakın ispatlamayı, söyledikleri video kayıtlarını, ses kayıtlarını ortaya koyup bizi mahcup etmeyi bırakın, iddia dahi edemediler” dedi.
“Savcının ve İddianamenin Arkasından Çekildiler”
Özgür Özel, konuşmasında Aziz İhsan Aktaş davasına da değinerek, “Adeta Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan, iddianameleri gördüklerinden beri savcının ve iddianamenin arkasından çekildiler. Savunacak hiçbir şey bulamıyorlar” ifadelerini kullandı.

CHP lideri, iddiaların yargılama sürecine dahil edilemediğini vurgulayarak, “O salonda beni mahcup edecek bir şey olsa, ben o salona girebilir miyim? Beni o yolda yürütürler mi?” diye sordu. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “İddialar doğru olsaydı, Ekrem Başkan ve arkadaşlarımızın bulunduğu, boş valizlerle girip dolarlarla çıktıkları toplantıların görüntüleri olsaydı ben sokakta yürüyebilir miydim? İBB’de parkenin altından 2 milyon avro çıkan görüntüler olsaydı, ben o mahkemeye gidebilir miydim?”
“Erdoğan’ın Kapısı Orada, Milletin Kapısı Burada”
Özel, mahkeme salonundaki fiziki ayrıma dikkat çekerek, “Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP’nin Genel Başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey’in atadıkları giriyor” dedi.

Aziz İhsan Aktaş’ın etrafındaki korumalara da değinen Özel, “770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri’ olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir?” diye sordu. Özel, “Gerekçe şu, biz Erdoğan’ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor. Erdoğan’ın kapısı orada, milletin kapısı orada burada” şeklinde konuştu.
“29 Mart’ta İstanbul’da Seçimleri Yenileyelim, Var Mısın?”
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sert bir erken seçim ve İstanbul seçimi teklifinde bulundu. Özel, şunları söyledi:
“Eğer Erdoğan varsa ben İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye, Erdoğan’la eşzamanlı olarak İstanbul seçimlerinin yenilenmesine varım. Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan’a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan’ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa, Erdoğan’ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım.”

Özel, teklifinin şartını da açıkladı: “Mart ayının 29’unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu’dur… Bir tek şartım var; Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak, yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye’de yönetimi devralmaya hazırız.”
CHP Genel Başkanı, sözlerini, “29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim. Elimde olan belediyeleri sana teklif ediyorum. Gel yarışalım. Seçimi sen kazanırsan, ben yokum. Ben kazanırsam, erken seçime gidelim, var mısın? Bu kadar net bir soruya Erdoğan’dan net bir cevap istiyorum” diyerek tamamladı.
Dervişoğlu’ndan ‘Terörsüz Türkiye’ Vurgusu
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise yaptığı konuşmada, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, “‘Çözüm süreci’ denen ihanet projesinin amacı Cumhuriyet’imizi tartışmaya açmaktır, bunu tekrar ifade ettim” dedi.

Dervişoğlu, “‘Bölücübaşı’ yerine, ’Kurucu önder’, ‘PKK’ yerine ‘SDG’ kullanılmasının gerekçelerine işaret ettim. Herkes tarafından Cumhuriyet’e dair hassasiyetlerimizin önemsenmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. İYİ Parti lideri, sürecin şeffaf olmadığını belirterek, “Eli kanlı bir katilin, İmralı’nın döşediği mayınlara ortak olmayın” uyarısında bulundu.

Görüşmede, iki parti liderinin yanı sıra heyetler de hazır bulundu. Basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısı, siyasi gündeme damga vuran açıklamalara sahne oldu.
