Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa’nın güvenlik paradigmasının kökten değiştiğini belirterek, “Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü” dedi. Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisindeki erken hamlesinin ülkeye stratejik bir avantaj sağladığını vurguladı.

Güç Dengeleri Değişiyor, Belirsizlik Artıyor
Antalya’da düzenlenen ‘5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve belirsizliklerin arttığını söyledi. Yılmaz, “Küresel düzeyde güvenlik endişelerinin ön plana çıktığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde jeopolitik gerilimlerden bunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Avrupa Savunmaya Daha Fazla Kaynak Ayıracak
Yılmaz, Avrupa’nın güvenlik algısında yaşanan dönüşüme dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Avrupa’nın güvenliği şu anda çok yoğun bir tartışma sürecinden geçiyor. Avrupa, başkalarına güvenerek yola devam edemeyeceğini, kendi çarelerini aramak gerektiğini gördü. Rusya-Ukrayna çatışması bağlamında özellikle. Bir taraftan da ABD’nin ‘Artık bu maliyeti ben tek başıma yüklenmek istemiyorum’ yaklaşımını görmüş durumda. Dolayısıyla Avrupa, savunma alanına çok daha fazla kaynak ayıracak.”

“Türkiye Erken Yola Çıktığı İçin Avantajlı Konumda”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerli ve milli atılımının önemine vurgu yaptı. Yılmaz, “Küresel ortam içinde erken yola çıktığımız için Türkiye avantajlı bir konumda. Cumhurbaşkanımız çok daha erken bir aşamada savunma sanayisinin arkasına güçlü bir irade koydu. Savunma sanayii, arkasına güçlü bir siyasi irade koymadan mesafe alabileceğiniz bir sektör değil. Türkiye bu avantajını çok iyi kullanmak durumunda” dedi.
Savunma Sanayisinde Çarpıcı Rakamlar
Konuşmasında sektörün geldiği noktayı rakamlarla özetleyen Yılmaz, şunları kaydetti: “Bugün 3 bin 500’ü aşkın firma, 1400’ün üzerinde proje yürütüyor. 100 bin civarında nitelikli istihdam var. Yakın bir gelecekte 150 bini hedefliyoruz. 20 milyarın üzerinde bir ciro büyüklüğü söz konusu. Yüzde 80’in üzerinde yerlilikle üretim yapan bir sanayimiz var. 185 ülkeye, neredeyse dünyanın tamamına ihracat yapan bir savunma sanayimiz var.”
Yılmaz, “Geçmişte paramızı ödediğimiz halde bize satılmayan ürünleri, bugün dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale gelmiş durumdayız” ifadesini kullanarak, ihracat hedeflerine erken ulaşıldığını belirtti.

“Savunma Sanayisi Güçlü Olmayanın Bağımsız Tutum Alması Zor”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayisinin bir ülkenin uluslararası politikadaki bağımsızlığı için hayati önem taşıdığının altını çizdi. Yılmaz, “Savunma sanayisi güçlü olmayan bir ülkenin uluslararası politikada bağımsız tutum alması zor” dedi.
Cari Açığa Katkı ve Yeni Hedefler
Yılmaz, savunma sanayisinin ekonomiye katkılarına da değinerek, “Bizim ekonomimizde en büyük mesele, cari açık meselesidir. Hem ihracat artışıyla hem ithalat ikamesiyle savunma sanayimiz cari açığın kalıcı bir şekilde düşmesine ciddi katkı sunuyor” şeklinde konuştu.
Konferansa, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve sektör temsilcileri katıldı.
