Doktora eğitimini tamamlamış yaklaşık 5 bin öğretmeni temsilen oluşturulan ‘Doktoralı Öğretmenler Koordinasyon Ekibi’, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Ekip üyeleri, Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman ile bir araya gelerek, akademik kariyerlerini sürdürürken yaşadıkları ciddi zorlukları ve çözüm önerilerini masaya yatırdı.

Doçentlik ve Akademik Üretimdeki Tıkanıklıklar
Koordinasyon ekibini temsilen görüşmelere katılan öğretmenler, doktora sonrası bilimsel üretime devam etme ve doçentlik süreçlerinde karşılaştıkları engelleri detaylı bir şekilde anlattı. Öğretmenler, sahada edindikleri zengin deneyimi bilimsel çalışmalara dönüştürmek istediklerini, ancak mevcut uygulamaların bu süreci adeta imkansız hale getirdiğini vurguladı. Kurumsal işleyişin netleşmesi ve eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi yönünde acil düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunun altını çizdiler.
Üniversitelerde Ders Verme Kriteri Sorunu
Özellikle doçentlik başvurularında karşılarına çıkan “üniversitelerde ders verme” şartının büyük bir sorun teşkil ettiğini belirten öğretmenler, herhangi bir maddi beklenti olmadan ders verme taleplerinin kimi zaman usul gerekçeleriyle reddedildiğini aktardı. Görevlendirme süreçlerinin kurumdan kuruma büyük farklılık gösterdiğini ifade eden doktoralı öğretmenler, bu imkanın kurumsal ve şeffaf bir çerçeveye kavuşturulmasını talep etti. Kendi alanlarında belirli bir hizmet süresini tamamlayan öğretmenlerin bu kriterden muaf tutulması gerektiğini savundular.
Etik Kurul ve Veri Erişiminde Yaşanan Sıkıntılar
Etik kurul raporu süreçlerinde aranan ‘fiilen üniversitede çalışma’ koşulunun, sahada araştırma yapmalarını neredeyse imkansız hale getirdiğine dikkat çeken öğretmenler, bu alanda acilen kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi. Ayrıca, bilimsel toplantılara katılım için izin ve destek süreçlerinin açık kriterlere bağlanması gerektiğini belirttiler. Doktora sonrasında akademik çalışmalar için gerekli olan veri tabanlarına ulaşım gibi hizmetlerin kesilmemesi ve süreklilik arz etmesi yönündeki taleplerini ilettiler.
Ek Ders Ücreti ve Görevlendirme Adaletsizliği
Öğretmenler, lisansüstü eğitim yapmış tüm meslektaşlarına artırımlı ek ders ücreti verildiğini, ancak Milli Eğitim Bakanlığı ve Ar-Ge birimlerinde görevlendirildiklerinde bu haktan mahrum bırakıldıklarını ifade ederek, bu adaletsizliğin giderilmesi için çözüm üretilmesini talep ettiler.
Eğitim-Bir-Sen’den Destek Sözü
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, yapılan görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, doktoralı öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığı ve ülke için büyük bir hazine olduğuna vurgu yaptı. Yavuz, “Doktoralı öğretmenlerin birikimlerini doğru değerlendirmek, eğitimin niteliğini artırdığı gibi üniversiteler için de sahada yetişmiş, güçlü bir insan kaynağı anlamına gelmektedir. Doktoralı öğretmenlerimizin talepleri son derece haklı ve makuldür. Sahadaki tecrübelerini bilim dünyasına taşımak, akademik birikimleriyle eğitim sistemine katkı sunmak isteyen doktoralı öğretmenlerimizin yaşadığı sorunların farkındayız. Bu sorunların çözümü için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ziyaret, eğitim sendikalarının sahada yaşanan sorunlara ne kadar hakim olduğunu ve çözüm için nasıl bir köprü görevi üstlendiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Doktoralı öğretmenlerin seslerinin yetkililere ulaşması için sendikanın desteği kritik bir önem taşıyor.
