DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı konuşmada, afet yönetimine ilişkin ağır eleştirilerde bulundu. TBMM’deki grup toplantısında konuşan Babacan, depremin bir kader olduğunu ancak yaşanan tablonun kader olmadığını, bunun “tek merkezden talimat bekleyen, kilitlenmiş bir yönetim yapısının eseri” olduğunu söyledi.
“İlk 48 Saat Devlet Neredeydi?”
Ali Babacan, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının halen taze olduğunu belirtti. Afet sonrası ilk saatlerin hayati önem taşıdığını vurgulayan Babacan, şu çarpıcı soruyu yöneltti: “İlk 48 saat devlet neredeydi? Bazı yerlerde bu süre 72 saatti, bazı yerlerde ise 4 veya 5 gün. Merkezden uzaklaştıkça bekleyiş uzuyordu. Küçük bir köy ise ya da ücra bir beldeyse 4-5 gün boyunca hiçbir çalışmanın yapılmadığı yerler vardı.”
“İnsanları Çaresizliğe Mahkum Eden Bir İktidar Gördüm”
İktidarın deprem sonrası süreci yönetmekte başarısız olduğunu savunan Babacan, “İnsanları beklemeye, yalnızlığa, çaresizliğe mahkum eden bir iktidar gördüm” ifadelerini kullandı. Babacan, yaşananların bir ihmalin sonucu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Şunu açıkça söylemek zorundayım, deprem kader evet ancak bu tablo kaderimiz değildir. Bu tablo tek ihmalin eseridir. Bu tablo tek merkezden talimat bekleyen, düğmeye basılmadan hareket edilmez hale getirilen kilitlenmiş bir yönetim yapısının ortaya çıkardığı bir tablodur.”
“Bu Soruyu Sürekli Soracağız”
DEVA Partisi Genel Başkanı, depremin ilk anlarındaki müdahale eksikliğine dair soruların cevapsız kaldığını öne sürdü. “Ne oldu da ilk 48 saatte hiçbir şey yapılmadı? Bakın bu soruyu yüzlerce kez sorduk ve halen de soruyoruz. Bize o günleri unutturmaya, üstünü örtmeye çalışıyorlar. Onlar üstünü örtmeye çalışsa da biz sürekli bu soruyu soracağız” diyerek, konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.
Ali Babacan’ın bu açıklamaları, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, afet yönetimi ve devletin acil müdahale kapasitesine dair siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
