Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Hasan Sözbilir’den Kritik Uyarı: Türkiye’deki Diri Fay Sayısı 600’ü Aşacak!

DEÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye’nin yeni diri fay haritasıyla aktif fay sayısının 600’ü aşacağını ve deprem tehlikesinin arttığını açıkladı.

DEÜ DAUM Müdürü Prof.

İZMİR Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye’nin deprem risk haritasında köklü bir değişiklik yaşanacağını açıkladı. Sözbilir, devletin önümüzdeki aylarda açıklayacağı yeni diri fay haritasıyla birlikte, ülkedeki aktif fay sayısının 485’ten 600’ün üzerine çıkacağını ve bunun deprem tehlikesini artıracağını vurguladı.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir

“6 Şubat Dünyanın En Büyük Depremlerinden Biriydi”

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Sözbilir, “6 Şubat 2023 tarihinde dünyanın en büyük depremlerinden birini yaşadık. Birkaç saniye içinde Hatay’dan Adıyaman’a ve Kahramanmaraş’a kadar olan fay parçaları arka arkaya kırıldı. 350 kilometreyi aşan bir kırılma gerçekleşti. 7.7 büyüklüğünde bir deprem oldu. 9 saat sonra insanlar daha toparlanmadan, biraz daha kuzeyde en az 150 kilometrelik bir fayın kırılması şeklinde ikinci bir deprem meydana geldi. Dolayısıyla iki depremi birlikte düşündüğümüzde, dünyada ender rastlanan bir deprem olayı gerçekleşmiş oldu” dedi.

Deprem Bölgesi

Bölgede 3 Yılda Yaklaşık 100 Bin Deprem

Bölgede deprem iyileştirme planı çalışmalarının sürdüğünü belirten Sözbilir, risk azaltma çalışmalarının acilen devreye girmesi gerektiğinin altını çizdi. Sözbilir, “Özellikle kırılan faylara komşu olan faylarda stres yüklenmesi söz konusu. Şu anda 3 yılda bölgede yaklaşık 100 bin deprem oldu. Bu çok ciddi bir sayı. Oradaki insanların psikolojisinin bir şekilde düzelememesi demek” ifadelerini kullandı.

Fay Hattı

“7 Civarında Deprem Üretme Potansiyeli Var”

Prof. Dr. Sözbilir, bölgede büyük artçıların yaşanabileceği uyarısında bulunarak, şunları söyledi: “Bölgede 6 civarına yaklaşan artçılar gerçekleşebilir. Adıyaman tarafında, Doğu Anadolu Fayı’na bağlı bazı fay kollarında henüz kırılmayan parçalar var. Ayrıca Göksun tarafında, ikinci depremin güneybatı ucunda Savrun Fayı bulunuyor. Üzerinde çok sayıda deprem oldu ama henüz kırılma gerçekleşmedi. Belki ileride bununla ilgili bir problem yaşayabiliriz. 7 civarında bir deprem üretme potansiyeli var.”

Deprem Risk Haritası

“Eski Yapıların Terk Edilmesi Çok Önemli”

Deprem sonrası bölgede yapılan yeni konut projelerini de değerlendiren Sözbilir, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen “100 yılın konut projesi”ne değindi. Sözbilir, “Devletin başlattığı çok önemli bir proje var; 100 yılın konut projesi kapsamında 500 bin konut. Bu, Türkiye ölçeğinde başlatılan en büyük projelerden biri. Bu sayı 1 milyon, 2 milyon konuta çıkarılabilir. Çünkü eski yapıların terk edilmesi çok önemli” dedi.

Yeni Konut Projeleri

Diri Fay Sayısı 600’ü Aşıyor, Tehlike Artıyor

Prof. Dr. Hasan Sözbilir’in en çarpıcı açıklaması, Türkiye’nin diri fay haritasıyla ilgili oldu. Sözbilir, “Türkiye’de özellikle 2023’ten sonra büyük depremden sonra Türkiye’deki faylar sıfırdan ele alındı. Haritamızda yer almayan diri faylar var mı diye güncelleniyor. Türkiye yeni diri fay haritası, önümüzdeki aylarda devletimiz tarafından açıklanacak. Buna göre Türkiye’deki diri fay sayısında artış olduğunu söyleyebiliriz. Yani 485 tane olan diri fayımız 600’ün üzerine çıkmış olacak. Bu durumda Türkiye’deki deprem tehlikemiz artmış oluyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir Açıklama

“Risk Azaltma Çalışmalarına İki Kat Önem Vermeliyiz”

Sözbilir, yeni haritayla birlikte farklı illerde yeni fayların ortaya çıkacağını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Farklı illerimizde farklı faylar ortaya çıkacak. Onlarla ilgili yeniden bir düzenleme yapmak gerekiyor. Dolayısıyla risk azaltma çalışmalarına şu anki verdiğimiz önemin iki katı önem vermemiz gerekecek.”

Deprem Risk Analizi