İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İzmir Şubesi tarafından düzenlenen 2’nci Deprem ve Yapı Bilimi Günleri Paneli’nde, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından dirençli kentler inşa etmenin yolu masaya yatırıldı. Uzmanlar, depremde yıkılan binaların neredeyse tamamının “uygulamadaki hatalar” nedeniyle çöktüğünü vurgulayarak, acilen “tek bir uygulama şartnamesi” hazırlanması çağrısında bulundu.

“Çok Fazla Standart Var, Tek Bir Lisan Lazım”
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Öğretim Görevlisi ve İnşaat Mühendisi Şeref Alpago, panelde yaptığı konuşmada, mevcut sistemin karmaşasına dikkat çekti. Alpago, “Bugün bir inşaat yaparken çok fazla standarttan ve şartnameden yararlanabiliyoruz. Yeni mezun araştırdığı konuda 5-6 farklı şartname ile hareket etmek zorunda kalıyor. Oysaki tek bir el kitabı haline getirip, uygulama şartnamesi yazmamız gerekiyor” dedi.
Alpago, yıkılan yapıların büyük çoğunluğunun proje hatasından değil, sahada yapılan uygulama hatalarından dolayı yıkıldığını belirterek, “Bunun önüne geçmek için tek bir lisan ile konuşmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Müteahhit ve Şantiye Şefleri İçin Sınav Önerisi
Şeref Alpago, depreme dirençli yapılaşmanın önündeki en büyük engellerden birinin de niteliksiz uygulayıcılar olduğunu savundu. Alpago, şantiye şefleri ve müteahhitlerin belirli bir sınavdan geçirilmesi gerektiğini öne sürdü.
“Şantiye şefliği ve müteahhitlik sınavları yapılması lazım” diyen Alpago, şöyle devam etti: “Amerika’da müteahhit olmak isterseniz 24 kitap bitirmeniz ve sınava girmeniz gerekiyor. Burada ise Ticaret Odası’na bir kayıt yaptırarak bazen de geçici müteahhitlik aracılığıyla bu işe girebiliyorsunuz.”

İzmir’deki Binaların Durumu Endişe Verici
İMO İzmir Şube Başkanı Bengi Atak ise İzmir’deki mevcut yapı stokunun durumu hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. İMO olarak Karşıyaka’da 22 bin binanın envanter çalışmasını yürüttüklerini belirten Atak, çalışmanın sonuçlarını İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sunacaklarını söyledi.
Atak, “Çeşitli akademik çalışma ve değerlendirmelerden yola çıkarak 100 binadan 35’inin dikkatli değerlendirilmesi gerektiği hükmüne varabiliyoruz” diyerek, kentteki riskli yapı oranına dair endişelerini dile getirdi.

Bilinçsiz Tadilatlar Taşıyıcı Sistemi Vuruyor
Bengi Atak, binalardaki riski artıran en önemli faktörlerden birinin de “bilinçsiz tadilatlar” olduğunun altını çizdi. Atak, “Ne yazık ki binalarımızda periyodik yapı kontrolü olmadığı için ve ülkemizde böyle bir yürürlükte olan çalışma olmadığı için binalarda tadilat adı altında yapılan bazı faaliyetler bilinçsizce yapıldığında taşıyıcı sistemlere zarar veriliyor” şeklinde konuştu.
İMO’nun amacının, projesine uygunsuz olan yapıları tespit edip öncelikli riskli yapıları belirlemek olduğunu ifade eden Atak, deprem master planı çalışmalarının titizlikle sürdüğünü kaydetti.

Panelde, depreme dirençli kentler için eğitimden denetime, şartnameden uygulamaya kadar tüm paydaşların “ortak akıl” ile hareket etmesi ve acil önlemler alınması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, bir sonraki depremde benzer acıların yaşanmaması için zaman kaybedilmemesi uyarısında bulundu.
