Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İletişim Başkanı Duran’dan Çarpıcı Tespit: ‘Savaşlar Artık Dijital Platformlarda ve Algı Yönetimiyle Yürütülüyor’

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, savaşların artık fiziksel alanlarla sınırlı olmadığını, dijital platformlar ve algı yönetimiyle yürütüldüğünü açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 17’nci El Cezire Forumu’nda uluslararası sistemdeki köklü dönüşüme ve modern savaşın doğasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Uluslararası Sistemde Tarihsel Kopuş

Foruma katılan Duran, ana teması ‘Filistin Davası ve Çok Kutuplu Bir Dünyanın Ortaya Çıkışı Bağlamında Bölgesel Güç Dengesi’ olan etkinlikte yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin derin bir dönüşüm içinde olduğunu belirtti. Duran, “20 yılı aşkın süredir bize dünyanın geçiş sürecinde olduğu, küresel düzenden diğerine doğru ilerlediğimiz söyleniyor. Bugün bu anlatı artık yeterli değil. Dünya sadece geçiş sürecinde değil, çoktan geçişi tamamladı” ifadelerini kullandı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran El Cezire Forumu

Tarihsel bir kopuşun sonuçlarının yaşandığını vurgulayan Duran, bir zamanlar savaş sonrası uluslararası sistemi yapılandıran varsayımların parçalandığını, kabul edilebilir davranış sınırlarını belirleyen normların zayıfladığını dile getirdi. Salgınların küresel yönetişimin kırılganlığını ortaya çıkardığını belirten Duran, soykırımın bir istisna olarak değil, ‘hoşgörülen bir gerçeklik’ olarak uluslararası politikanın merkezine geri döndüğünü söyledi.

Dijital Savaş ve Algı Yönetimi

Çağı temelden ayıran unsurun ‘bilgi savaşının çatışmanın mantığına tam olarak entegre olması’ olduğunu kaydeden Duran, şu çarpıcı tespitleri paylaştı:

“Savaşlar artık fiziksel savaş alanlarıyla sınırlı değil; anlatılar, dijital platformlar ve algı yönetimi aracılığıyla yürütülüyor. Teknoloji şirketleri, platform sahipleri ve algoritma tasarımcıları, demokratik hesap verebilirlik olmaksızın siyasi sonuçları şekillendirebilen güçlü devlet dışı aktörler olarak ortaya çıktı. Algoritmik kontrol, yeni bir tahakküm biçimi getirdi. Neyin görünür, neyin güvenilir ve neyin kaybolacağını belirliyor.”

Adalet ve Meşruiyet Vurgusu

Duran, hiyerarşinin çöktüğü ve kurumların zayıfladığı bu noktada düzeni sağlayacak ilkenin ‘adalet’ olduğunu vurgulayarak, “Adalet meşruiyet üretir. Adaletin var olduğu yerde, düzen dayatılmak yerine içselleştirilir. Bölgemiz, gerçeği ve adaleti birbirine bağlayan bir medeniyet mirasına sahip. El-Farabi’den İbn Haldun’a kadar entelektüel geleneğimiz bize medeniyetlerin egemenlikle değil, meşruiyet, birlik ve ahlaki amaçla ayakta kaldığını öğretir” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgesel İş Birliği ve Türkiye’nin Rolü

Orta Doğu’nun birden fazla ve üst üste binen krizler yaşadığını belirten Duran, bölgesel aktörlerin eşi benzeri görülmemiş kapasiteye sahip olmasına rağmen koordinasyonun temel zorluk olmaya devam ettiğini söyledi. “Kolektif eylem olmadan, bireysel güç kalıcı istikrar yaratamaz” diyen Duran, Türkiye’nin vizyonunun bölgesel sahiplenme ilkesine dayandığını ifade etti.

Duran, Türkiye’nin attığı somut adımları şöyle sıraladı: “Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci, Somali ile Etiyopya arasındaki ilişkiler, Ukrayna ile Rusya arasındaki Tahıl Koridoru Anlaşması ve son İran krizinde Türkiye’nin üstlendiği kolaylaştırıcı rol, bu girişimin örnekleridir. Tüm bu çabalarımızla kendi bilgi birikimi ve diplomasi ekosistemimizi oluşturmayı hedefliyoruz.”

Gazze ve Bölgesel Çözüm Çağrısı

Bölgedeki krizlerin benzeri görülmemiş bir güvensizlik dalgasına yol açtığını ve bunun en çarpıcı halinin Gazze’deki soykırım ve insani çöküşte görüldüğünü vurgulayan Duran, çözüm için yol haritasını çizdi:

“İki mutlak ve tartışmaya açık olmayan konu etrafında birleşmeliyiz; bu savaşı sona erdirmek ve her türlü yerinden edilmeyi önlemek. İkinci olarak, istikrarsızlık yaratan gündemlerin kolayca doldurabileceği bir boşluk bırakmak yerine, güvenilir yönetişim çerçeveleri ortaya koyarak ‘ertesi günü’ aktif olarak şekillendirmeliyiz.”

Kendi Hikayemizi Yazma Zamanı

Bölgenin uzun süredir ‘kriz, korku ve oryantalizm’ çerçevesinde başkalarının anlatımlarına konu olduğunu belirten Duran, “Bu dönem artık sona ermelidir. Anlatı güçtür. Bölgemiz, kendi hikayesinin yazarlığını geri kazanmalıdır. Kendini mitolojikleştirmek için değil, küresel bir kırılma anında medeniyet misyonunu netlik ve güvenle ifade etmek için” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Daha adil bir dünya mümkün’ çağrısının stratejik bir ufuk olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran, “Dünyanın doğru yönde değişmesini sağlamak sorumluluğumuzdur. Bu; sınır ötesi iş birliği, algoritmik egemenliğe direnç, gerçeğin savunulması, adaletin yeniden tesis edilmesi ve haysiyete dayalı yeni bir küresel düzen hayal etme cesaretini gerektirir” açıklamasında bulundu.