İstanbul’da diplomatik ve kültürel bir buluşma gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ürdün Kraliçesi Rania Al Abdullah’ı Dolmabahçe Sarayı’nda ağırladı. İki ülke arasındaki dostane ilişkileri pekiştiren ziyaret, kültürel mirasın tanıtımına da sahne oldu.

Sarayda Samimi Karşılama
Emine Erdoğan, Kraliçe Rania Al Abdullah’ı Dolmabahçe Sarayı’nın Muayede Salonu girişinde karşıladı. İki isim birbirlerine samimiyetle sarılarak selamlaştı ve kısa bir sohbet gerçekleştirdi. Sarayın tarihi atmosferinde, kristal merdivenler önünde hatıra fotoğrafı çektiren Erdoğan ve Al Abdullah, daha sonra Medhal Salonu’na geçti.

Nakışın Zaman Yolculuğu: Nakş-ı Zaman Sergisi
Ziyaretin önemli bir durağı, Olgunlaşma Enstitüsü tarafından Dolmabahçe Sarayı’nın 1’inci Binek Salonu’nda düzenlenen ‘Tabiatın Ahenginden Kültürel Hafızaya: Nakş-ı Zaman Sergisi’ oldu. Emine Erdoğan, Kraliçe Rania’ya eşlik ederek sergiyi gezdi.
Sergi, Türkiye’nin binlerce yıllık kültürel mirasını, nakış teması üzerinden çok katmanlı bir şekilde yansıtmayı amaçlıyor. Tel sarma, tel kırma, Maraş işi, hesap işi, kordon tutturma ve suzeni gibi geleneksel nakış teknikleriyle yapılmış eserler, iki konuğun büyük ilgisini çekti.
Gelenekselden Moderne Kültür Köprüsü
Sergide, bitkisel desenlerle bezeli tarihi tekstil eserleri ile modern tasarımları bir araya getiren özel bir seçki de yer aldı. Ayrıca, Osmanlı saray kumaşları ve nakış örneklerinden ilham alınarak yapılan giysi çalışmaları, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Emine Erdoğan ve Rania Al Abdullah, bu eserleri yakından inceleme fırsatı buldu.

“Dostluğumuz Daha Da Pekişsin”
Ziyaretin ardından Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından anlamlı bir paylaşım yaptı. Kraliçe Rania’yı etiketleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizde ağırladığımız Ürdün Kraliçesi Rania Al Abdullah ile İstanbul’da bir araya gelmekten memnuniyet duydum. Olgunlaşma Enstitülerimizin birikiminden doğan, ince işçilikle şekillenen eserlerden oluşan ‘Tabiatın Ahenginden Kültürel Hafızaya: Nakş-ı Zaman’ sergisini ziyaret ettik. Bu anlamlı buluşmanın, ülkelerimiz arasındaki dostluğu daha da pekiştirmesini temenni ediyorum.”
Bu ziyaret, Türkiye ile Ürdün arasındaki köklü ilişkilerin sadece siyasi ve ekonomik alanlarda değil, kültür ve sanat diplomasisi yoluyla da güçlendirildiğinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
