Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İran Dışişleri Bakanı Açıkladı: ABD’nin Vurduğu Nükleer Tesislerde Patlamamış Bombalar Var

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin hedef aldığı nükleer tesislerde patlamamış bombalar olduğunu açıkladı ve IAEA denetimi için özel protokol talep etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin hedef aldığı nükleer tesislerde patlamamış bombalar bulunduğunu açıkladı. Arakçi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi ile yaptığı görüşmelerde bu konuyu gündeme getirdiğini ve tesislerin denetimi için özel bir güvenlik protokolüne ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

IAEA Başkanı’ndan Çarpıcı Yanıt

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülke basınına yaptığı açıklamada, IAEA Başkanı Grossi’ye, ABD tarafından hedef alınan nükleer tesisleri ziyaret etmek için özel bir yasa ya da protokolün olup olmadığını sorduğunu aktardı. Arakçi, Grossi’nin kendisine “Hayır, bu konunun benzeri yok” yanıtını verdiğini bildirdi.

“Güvenlik ve Emniyet Konuları Söz Konusu”

Bakan Arakçi, IAEA Başkanı Grossi’ye, ziyaretlerden önce bir protokol olması gerektiğini söylediğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: “Çünkü güvenlik ve emniyet konuları söz konusu. ABD tarafından vurulan nükleer tesislerde patlamamış bombalar var ve üzerinde anlaşmamız gereken meseleler bulunuyor. Bu konularda mutabakat sağlandıktan sonra denetimler yapılmalı. Ajans ile temas halindeyiz.”

Uluslararası Denetim Süreci Bekleniyor

İran’ın bu açıklaması, ülkenin nükleer tesislerinin güvenliği ve uluslararası denetim süreçleri konusunda yeni bir tartışma başlattı. Patlamamış mühimmat iddiası, tesislerdeki IAEA denetimlerinin nasıl yapılacağına dair teknik ve güvenlik odaklı müzakereleri ön plana çıkarıyor. İran’ın, denetimlerin ancak gerekli güvenlik önlemleri ve mutabakat sağlandıktan sonra yapılabileceği yönündeki tutumu, nükleer dosyadaki mevcut diplomatik süreci etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.