ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş, dünya turizm sektörünü derinden sarsarak 2026 yılına dair tüm iyimser beklentileri alt üst etti. Orta Doğu hava sahasının kapanması, petrol fiyatlarındaki artış ve güvenlik endişeleri, Türkiye dahil tüm turizm destinasyonlarında rezervasyon akışını adeta durma noktasına getirdi. Avrupa’dan gelen rezervasyonlarda yüzde 60-70, Rusya pazarında ise yüzde 50’ye varan bir yavaşlama yaşanıyor.

Turizm Senaryosu Savaşla Tersine Döndü
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, durumu çarpıcı sözlerle özetledi: “2026’nın en az 2025 kadar güzel geçmesini, maliyet, kur baskısının olmaması ve daha iyi bir sezon yaşamayı planlarken, artık bu senaryonun tam tersine döndüğünü maalesef görmüş bulunuyoruz. Bu savaş senaryosu hiçbir turizmcinin işine gelmez.”
Çek, hükümetin istikrarlı ve yapıcı tutumunun kötü senaryo içinde bir avantaj olduğunu belirtse de, Orta Doğu’daki insan ve turizm hareketliliğinin bittiğini vurguladı.

Rezervasyon Akışında Büyük Duruş ve İptal Sinyalleri
Ercan Çek, Antalya’ya yönelik Avrupa kaynaklı rezervasyon akışında yüzde 60-70’lere varan bir duruş olduğunu ifade etti. “Bazı rezervasyon iptal taleplerinin az da olsa varlığını hissediyoruz” diyen Çek, Rusya pazarında da rezervasyon hızında yüzde 50’ye yakın bir yavaşlama gözlemlendiğini ekledi.
Turizmciler, sürecin geçici olmasını ümit ederken, temkinli bir şekilde kriz yönetimi yaptıklarını belirtiyorlar.

Petrol Fiyatları ve Uçuş Maliyetleri Turizmi Vuruyor
Hürmüz Boğazı’ndan geçen dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si nedeniyle, savaşın turizmi iki yönden etkilediği kaydediliyor. Ercan Çek, “Turizm hareketini ciddi etkileyen iki olay ekonomi ve savaş. Şu anda petrol fiyatlarından dolayı ekonomik anlamda etkilenecek bir yapı görüyoruz. Savaş zaten insanları en çok ürküten olay. İki tane turizm hareketinin beğenmediği bileşiği bir noktada görüyoruz” açıklamasını yaptı.
“Orta Doğu Turisti Bize Gelmez” Uyarısı
Bir diğer turizmci Ali Kızıldağ, Orta Doğu destinasyonlarına gidemeyen turistlerin Türkiye’ye yöneleceği beklentilerine katılmadığını söyledi. Kızıldağ, “Turizm barış ortamında gelişen, yeşeren, büyüyen bir sektör. Böyle bir ortamda kitle turizmi, aile turizmi yapan bir destinasyon olarak böyle bir beklentimizin olmasının doğru olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Kızıldağ, insanların savaş ortamında en güvenli yer olarak evlerini tercih edeceğini belirterek, 2026 turizm sezonunun hem kamu hem özel sektör tarafından bir “kriz yönetimi performansı” ile yönetilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Fiyat Artışları ve Pazar Kaymaları Bekleniyor
Turizmci İsmail Çağlar, hava yollarındaki fiyat artışlarının paket tur fiyatlarına yansıyacağını ifade etti. Çağlar, “Orta Doğu’dan ciddi misafir alan bölgeler vardı. Özellikle Antalya’nın Kundu bölgesini buna örnek gösterebiliriz. Burada şu an için rezervasyonlar durdu” şeklinde konuştu.

Çağlar, sektörün alternatif pazar hazırlıkları yaptığını ve fiyat ayarlamalarına gidilebileceğini belirtti. Ancak, Dubai gibi lüks segment hedefleyen bir destinasyonun müşterisi ile Antalya’nın kitle turizmi müşterisinin farklı olduğuna dikkat çekti.
Türk turizm sektörü, son yıllarda yaşadığı çoklu krizlerden edindiği tecrübeyle, bu yeni sınamayı da atlatmayı umuyor. Ancak, önümüzdeki iki aylık kritik rezervasyon döneminde savaş ortamının sönmesi, sezonun kurtarılması için en büyük beklenti olarak öne çıkıyor.
