İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Şırnak ziyaretinde hem iç hem de dış politika konularında önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, İran’daki gelişmelere ilişkin olarak, “İran halkının kendi geleceğini kendi azim ve kararıyla belirlemesinden yanayım” dedi ve İsrail’in ABD şemsiyesi altındaki saldırılarını kınadı.

Bölge Halkının Sözcülüğünü Yapacağız
Şırnak İl Başkanlığı’nın düzenlediği program kapsamında kente gelen Dervişoğlu’na, Genel İdare Kurulu Üyesi Selim Özgökçe ve Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Eşref Fakıbaba eşlik etti. İl Başkanı Hüsnü Öztürk, ilçe başkanları ve partililer tarafından karşılanan Dervişoğlu, bölge halkının sorunlarını yerinde dinlediklerini ve ziyaretlerini sürdüreceklerini söyledi.
Dervişoğlu, “Ankara’da ne konuşursak ziyaret ettiğimiz illerde de aynı şeyleri konuşuyoruz. Bölgenin zenginlikleri var. Problemlerinin yanında fırsatları var. O fırsatların yaşama geçirilebilmesi için de burada birilerinin çalışması lazım. Burada yaşayan insanları bir oy deposu olarak oy potansiyeli olarak görmüyoruz. Hepsi bizim için başlı başına birer kıymettir” ifadelerini kullandı.
“Bu bölgede öğrendiğimiz ne varsa, hangi problem varsa, hangi sıkıntı varsa Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, sizin adınıza, kürsülere çıkıp o şeylerin, olumsuzlukların, sıkıntıların sözcülüğünü yapacağız. Onun için kendinizi bizim milletvekilimiz yok, bizim kimsemiz yok şekliyle bir yere sıkıştırmayın. İşte biz buradayız” diye konuştu.
İran-İsrail Gerilimine İlişkin Net Tutum
Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, İsrail-ABD ve İran arasındaki gerilime dikkat çekti. Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Haydut devlet İsrail’in Amerika Birleşik Devletleri’nin şemsiyesi altında İran’a yöneltilmiş bütün saldırılarını da kınıyorum. Ayrıca bunun bölgeyi tehdit eden daha geniş coğrafyaya yayılmış bir savaş ortamına dönüşmesinden endişe duyduğumu da ifade ediyorum.”

Asıl Öncelik Türkiye’nin Güvenliği
Dervişoğlu, bölgedeki istikrarsızlığın Türkiye’ye olası etkilerine de değinerek, şu uyarılarda bulundu:
“Bu tür askeri operasyonlar, savaşlar sadece yaşanan ülkeleri değil onun bölgelerini de etkiler. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendi bölgesinde bu olup bitenlere karşı her zamankinden daha dikkatli ve duyarlı davranması gerektiğine işaret ediyor.”
“Bizim için asıl olan şey Türkiye’nin güvenliğidir. Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür. Bu coğrafyada olup bitenlerin emperyalist ajandalarla değil bu topraklar üzerinde yaşayan insanların iradesiyle şekillenmesi hususunun da özenle ele alınması gerekliliğine işaret ediyor” dedi.
Dervişoğlu, Türkiye’yi bölge ülkelerinden ayıran temel değerlerin Cumhuriyet kazanımları, eşit vatandaşlık ve “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi olduğunu vurgulayarak, jeopolitik riskleri avantaja çevirebilecek bir kudrete sahip olduklarına inandıklarını ifade etti.
