Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İsrail’i şiddetli bir dille eleştirerek, Mescid-i Aksa’nın 15 gündür Müslümanlara kapalı tutulduğunu ve iktidarın bu konuda sessiz kaldığını söyledi. Erbakan, partisinin Tekirdağ İl Teşkilatı’nın düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada, İslam dünyasının dikkatini bu ‘vahim olaya’ çekti.

“Mescid-i Aksa’ya Müslümanlar Sokulmuyor”
Erbakan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “15 günden bu yana Mescid-i Aksa Siyonist işgal rejimi tarafından kapalı tutuluyor. 15 günden beri Müslümanların gidip orada şu mübarek günlerde ibadet etmesine, dua etmesine müsaade edilmiyor. Namaz kılmasına müsaade edilmiyor.”

Erbakan, tüm İslam aleminin dikkatini bu duruma çektiğini belirterek, “İlk kıblemiz üçüncü mescidimiz olan Mescid-i Aksa’ya şu mübarek günlerde Müslümanlar sokulmuyor” dedi.
İktidara Sert Sitem: “Hiçbir Kırmızı Çizginiz Kalmadı”
Konuşmasında iktidara da seslenen Erbakan, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Buradan, ‘Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir’ diyen iktidara da sesleniyorum. Hiçbir kırmızı çizginiz kalmadı. Bütün çizgileriniz silindi. Neredesiniz esip, gürlemeye alışkın olan iktidar mensupları neredesiniz? Siyonist işgal rejimine iki çift laf dahi edemiyor musunuz?”

Kürecik Üssü’nün Kapatılması Çağrısı
Fatih Erbakan, Türkiye’deki Kürecik radar üssünün de kapatılması gerektiğini savunarak, şu ifadeleri kullandı: “‘Şu Kürecik’teki Siyonist rejimi koruyan, İsrail’in füzelerinin yolunu bulmasına neden olan ve İran’ın füzelerinin yolunu şaşırmasına sebep olan, İran’ın savunmasını zayıflatan Siyonist İsrail rejimini koruyan Kürecik radar üssünü de kapatamıyor musunuz? Bunu kapatmaktan da mı acizsiniz. Ey iktidar sahipleri size sesleniyorum.”

İftar ve Hediye Takdimi
Konuşmanın ardından Yeniden Refah Partisi Tekirdağ İl Başkanı Tuncay Çakır, Genel Başkan Fatih Erbakan’a bir hediye takdim etti. Ezanın okunmasıyla birlikte programa katılanlar oruçlarını açtı. Program, Erbakan’ın partililerle hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.



Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı’nın bu açıklamaları, Türkiye’nin dış politikası ve İsrail ile ilişkiler konusundaki iç siyasi tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Erbakan’ın hem İsrail’e yönelik sert eleştirileri hem de iktidara yönelttiği ‘sessizlik’ suçlaması, siyasi gündemde yankı bulması beklenen ifadeler oldu.
