Ramazan Bayramı’nın ilk gününde İstanbul’da hüzün ve vefa bir araya geldi. Sabahın erken saatlerinden itibaren Edirnekapı Şehitliği’ne akın eden şehit yakınları, evlatlarının, kardeşlerinin ve eşlerinin kabirlerini ziyaret ederek duygu dolu anlar yaşadı. Şehitlikte bayramlaşan aileler, bir yandan lokum dağıtırken bir yandan da gözyaşlarını tutamadı.

Mezarların başında dualar eden, temizlik yapan ve çiçek eken şehit aileleri, bayram sevincinin yanı sıra derin bir burukluk da hissettiklerini ifade etti. Ziyaretçiler arasında yer alan şehit yakınları, yaşadıkları acıyı ve vatan sevgilerini anlattı.
“Bayramlarımız Eskisi Gibi Olmuyor”
Şehit Jandarma Uzman Çavuş Özcan İlhan’ın abisi Emrah İlhan, “Şehit Özcan İlhan’ın abisiyim. Kardeşim üç sene önce Şırnak’ta şehit oldu. Bu bayram geldik, her bayram geliyoruz. Bayramlarımız eskisi gibi olmuyor tabii. Bu şekilde buruk geçiyor” dedi.

Bir Annenin Sarsılmaz Vefa Sözü
Şehit piyade komando Onbaşı Sedat Karaçor’un annesi Zeliha Karaçor ise duygularını şu sözlerle aktardı: “Şehit annesiyim. Yavrumun adı Sedat. Buradayız, bu yağmurda yavrumun yanındayım. Yağmur da yağsa, kar da yağsa yavrumun yanındayım. Sadece bugün değil, bugün bayram diye değil. Her cuma günü, pazar günü yavrumun yanındayım.”
Terhisine 56 Gün Kala Şehit Olan Yiğit
Şehit piyade komando Çavuş Samet Kırbaş’ın dayısı Bayram Yeşildağ, yeğeninin hikayesini paylaştı: “Dayısı oluyorum, Samet Kırbaş’ın. 2007’de şehit oldu. Terhisine 56 gün vardı. Vesa Dağları’nda kurban oldu gitti. Söyleyecek bir şeyim yok. 21 yaşındaydı. 2007’de şehit oldu.”

“Ayak Bastığı Yerde Kendisi Yatıyor”
Şehit piyade Er Ahmet Gültekin’in kız kardeşi Mervenur Gültekin, abisinin şehadet öyküsünü ve yaşadıkları acıyı şu sözlerle anlattı: “6 Temmuz 2025’te Üsteğmen Melih Bozkurt’un, arama-tarama çalışması sırasında Kuzey Irak’ta 852 rakımlı tepede şehit oldu. Şehit olmadan önce iki devresini kurtarmış. Şehitliği de çok isteyen biriydi. Isparta’da eğitim gördüğü süre boyunca sürekli video atardı. ‘Şehit olmak istiyorum, haberlerde çıkacağım’ diye. Buraya da gelirdi. En son Özcan İlhan’ın şehitliğine, törenine geldi. Tabutun başına geçip ‘Ben de şehit olacağım. O zaman geldiğinde beni unutturmayın’ demişti. Şehitlikle de resimleri var. Ayak bastığı yerde şu an kendisi yatıyor.”

Mervenur Gültekin, sözlerine şöyle devam etti: “Bu bayramlar şehit ailelerine, bizlere buruk geçiyor. Kardeşim hiçbir bayram evde değildi. Sürekli askerdeydi. Aslında en çok istediği polislikti. Hatta sınava da girdi. Haziranda sınava girdi. Bir iki hafta sonra Kuzey Irak’a gitme durumu oldu. Kuzey Irak’a gider gitmez de şehit oldu.”
Gültekin, şehit haberini nasıl aldığını da anlatarak, “O zaman ben buradaydım. Şehidimizin mevlidi vardı burada. Ablası da yardım için çağırmıştı. Geldim ve şehidin haberini aldım ama kardeşime ulaşamadım. Tabii kötü de düşünmek istemedim. Belki devrelerini kurtarmak için mağaraya gitmişlerdir diye düşündüm. Eve gittim. Saat 10.30’da maalesef şehit haberini internetten öğrendim” ifadelerini kullandı.

Son olarak, “Bizler için o kadar zor ki artık hiçbir bayramda, hiçbir özel günde yüzümüzde o mutluluk hissini göremeyeceğiz. Ahmet’le inşallah en güzel mertebede, şehadetin verdiği kutlu mertebede kavuştuğumuz gün bizim mutlu günümüz olacak. Vatan sağ olsun” diyerek sözlerini tamamladı.


Edirnekapı Şehitliği’ndeki bu hüzünlü bayram ziyareti, şehitlerimizin ve onların fedakarlıklarının asla unutulmadığının, ailelerinin her zaman yanlarında olduğunun bir kez daha göstergesi oldu. Vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
