Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Pınar Akdoğan, TBMM’de yaptığı sunumda, suça sürüklenen çocuklarla ilgili yasal düzenlemelerde köklü değişiklikler yapılması gerektiğini vurguladı. Akdoğan, özellikle 15-18 yaş grubundaki çocuklar için Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) öngörülen yaş küçüklüğüne bağlı ceza indirimlerinin kaldırılmasını istedi.

“Algıları Çok Daha Açık, İndirimler Uygulanmamalı”
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda konuşan Akdoğan, günümüz çocuklarının algı düzeyinin geçmişe göre çok farklı olduğunu belirterek şu çarpıcı açıklamayı yaptı:
“15-18 yaş aralığı; gelişen internet çağında ve sosyal faaliyetler içerisinde 15-18 yaş aralığını algıda çok faydasız değerlendirmek doğru değil, onların algıları çok daha açık yani 20 yıl önceki 15-18 yaş grubu ile şimdiki 15-18 yaş grubu birbirinden çok daha farklı. O yüzden, özellikle bu grup yaş çocuklarımızda TCK 31’inci maddede düzenlenen yaş küçüklüğüne bağlı indirimlerin uygulanmamasını önemle isteriz.”
Kanunda En Sıkıntılı Madde: Yaş Küçüklüğü
Akdoğan, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda en büyük sorun olarak gördüğü maddenin TCK’nın 31. maddesinde düzenlenen yaş küçüklüğü hususu olduğunu ifade etti. Uygulamada karşılaşılan sorunlara dikkat çeken Akdoğan, “Yaş küçüklüğüne bağlı indirim uygulamak, çocuklarımızı korumak anlamına gelmiyor çünkü burada bir de karşı taraf da bir mağduriyet var, mağduru da gözetmek zorundasınız” dedi.
Akdoğan, kamuoyunda yankı uyandıran Minguzzi ve Hakan Çakır davalarını örnek göstererek, bazı çocukların suçu eğlenceli ve prestijli bir alan olarak içselleştirdiğini, sosyal medyada gülerek poz verdiğini, bunun da diğer çocuklara örnek teşkil ettiğini söyledi.
Tekerrür Hükümlerinin Uygulanması Önerisi
Savcı Akdoğan, çocuklarda suç algısının oluşmamasından yakınarak, 15-18 yaş grubu için tekerrür hükümlerinin düzenlenmesi gerektiğini savundu. Akdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Çocuk bu suçu 6 defa da işleyebiliyor, 7 defa da işleyebiliyor; sonra ne oluyor? Bazı aileler ve çetelerin elinde bu çocuklar adeta suç çiftliklerinde yetişiyorlar, o çocukların gözünde o bir kariyer basamağı gibi algılanıyor. Bazı çocuklarımız da var ki kimsesiz çocuklarımız; cinayet işlemek, gasp, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, bunlar birçok çetenin eline düştüğünde çete içinde bir terfi gibi, bir gurur nişanesi gibi görülüyor. Bunların önüne geçebilmek adına da tekerrür hükümlerinin uygulanmasının faydalı olacağını düşünüyorum.”
Aile Sorumluluğu ve Mağduriyetin Giderilmesi
Akdoğan, suçtan doğan mağduriyetin ebeveynlerce giderilmesi gerektiğini vurguladı. Ankara’da yaşanan bir olayı örnek göstererek, otobüs duraklarının camlarını kıran çocukların bu eylemi bir oyun gibi algıladığını, yasa gereği tekerrürün uygulanamaması nedeniyle suç algısının oluşmadığını anlattı. Akdoğan, bu konuda ebeveyn sorumluluğunun ön plana çıktığını ve TCK’nın 233. maddesinde ebeveynlere sorumluluk atfedilerek düzenleme yapılmasının faydalı olacağını düşündüğünü belirtti.
Savcı Başarangil’den Çarpıcı Tespit: “Cezaevine Girmek Övünç Kaynağı”
Komisyonda söz alan Cumhuriyet Savcısı Mahmut Nedim Başarangil ise uygulamada karşılaştıkları çocuk tiplerinin kitaplarda okunan veya basından görülen tipler olmadığını söyledi. Başarangil, çocuk suç oranlarının arttığını, uyuşturucu kullanımının yaygınlaştığını ve basit suçlardan ciddi suçlara doğru bir evrilme olduğunu ifade etti.
Başarangil’in en çarpıcı tespiti ise şu oldu:
“Çocuklarda artık cezaevine girme, akranları arasında bir rütbe alma, bir üst seviyeye geçme gibi algılanıyor; bunu bir övünç kaynağı olarak değerlendiriyor.”
İlk Defa Suç İşleyenle Alışkanlık Haline Getiren Ayrıştırılmalı
Savcı Başarangil, ilk defa suç işleyen çocukla, suç işlemeyi alışkanlık haline getiren çocukların ayrıştırılması gerektiğini savundu. Belli bir sayıdan fazla suç işleyenler için indirim oranı uygulanmaması gerektiğini belirten Başarangil, koruma ve bakım tedbirlerinin etkin şekilde uygulanmadığını, denetim mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Uzlaşmaya Tabi Suçlarda Sınırlandırma
Başarangil, uzlaşmaya tabi suçlarda da sınırlandırma yapılması gerektiğini savundu. Bıçakla basit yaralama ve kamu görevlisine direnme suçlarını örnek göstererek, çocukların bu suçların vahametinin farkında olmadığını, uzlaşma ile neticelenen davalarda suç işlediğinin farkına varamadığını ifade etti. Bu durumun daha ciddi suçlara yol açabildiğini belirten Başarangil, uzlaşmaya tabi suçlarda sınırlandırma yapılması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Komisyon Başkanı Köse’den Dengeli Yaklaşım Vurgusu
Komisyon Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse ise yaptığı açılış konuşmasında, dengeli bir yaklaşımı esas aldıklarını belirtti. Köse, “Amacımız, suça sürüklenmeyi önleyen, suça karışan çocuklar için etkin ve adil bir sistem kuran, mağdurun adalet duygusunu güçlendiren ve toplumsal güvenliği sağlamlaştıran bütüncül bir çocuk adalet sistemi için somut öneriler geliştirmektir” ifadelerini kullandı.
Savcı Akdoğan, son olarak aile eğitiminin önemine dikkat çekerek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ilişkilerin güçlendirilmesi, her savcılıkta ücretsiz hizmet veren birimler oluşturulması gerektiğini söyledi. Akdoğan, “Hep suça sürüklenen çocuklar ya da şüpheliler, sanıklar yönünden bakıyoruz ama her suçun bir de mağduru var, mağduru da değerlendirin lütfen” diyerek sözlerini tamamladı.
