Ankara’da özel bir şirkette çalışan bir kadın işçi, iş yerinde maruz kaldığını iddia ettiği mobbing, baskı ve ayrımcılık nedeniyle işverene ihtarname gönderdi. İhtarnamenin ardından, işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2. bendi, yani “İşçinin, işverene veya ailesine hakaret etmesi, şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbarlarda bulunması” gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşçi, bu kararın ardından işe iade davası açtı.
8 Yıllık Çalışanın Mobbing İddiaları
Dava dilekçesine göre, E.A. isimli kadın çalışan, 8 yıldır çalıştığı şirkette son 2 yıldır sistematik bir mobbinge maruz kaldığını öne sürdü. Yaşadığı sorunları defalarca sözlü olarak ilettiğini ancak sonuç alamadığını belirten E.A., bu nedenle hukuki yollara başvurma kararı aldı. İşverene bir ihtarname gönderen E.A., aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) de şikayette bulundu.

“43 Koduyla ve Tazminatsız Atıldım”
İhtarnamenin hemen ardından işten çıkarılan E.A., yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Son 2 yıldır korkunç bir mobbinge, baskıya ve ayrımcılığa maruz kaldım. Bu ayrımcılıktan ve baskıdan dolayı defalarca kez sözlü ifade etmeme rağmen bir sonuç alamadığım için amirlerime ihtar çektim. İhtarın sonucunda da tazminatsız, işsizlik maaşı olmadan, 8 yıllık karşılığını ödemeden işten atıldım. Çok usulsüz bir şekilde işten atıldım.”
E.A., işten çıkarılma gerekçesi olarak gösterilen “43” kodunun (aile bireylerine hakaret) tamamen asılsız olduğunu vurgulayarak, “Bizim böyle bir şeyimiz asla yok. Yani ellerinde bir kanıt da yok bununla ilgili. Daha sonrasında savcılığa da şikayette bulunduk. Hukuki haklarımızı aradık diye, yani yasal hakkımızı aradık diye işten kovulduk” ifadelerini kullandı.
Avukatından Açıklama: “Geçersiz Bir Fesih”
E.A.’nın avukatı Senem Yılmazel ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, iş sözleşmesinin geçersiz bir sebeple feshedildiğini savundu. Yılmazel, “Maalesef müvekkilimin sözleşmesi geçersiz bir sebeple feshedilmiş. Bu sebep ise aslında kanuni yollara başvurulması. İş Kanunu’nda çok açık bir madde vardır; ‘İşçinin sözleşmesi bu sebeple sona erdirilirse geçersiz bir fesihtir’ diye. Ama maalesef bu sebeple feshedilmiş iş sözleşmesi” dedi.
Avukat Yılmazel, fesih ihtarnamesinde gerçek sebebin görünürde farklı gösterildiğini iddia ederek, bu nedenle Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi’ne işe iade davası açtıklarını ve 1 milyon 250 bin TL tutarında tazminat talep ettiklerini belirtti. Yılmazel, “Türk adaletine de güveniyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
İş Hukukunda Kritik Bir Dava
Bu dava, çalışanların mobbing ve kötü muamele iddialarını resmi yollarla bildirmesinin ardından işten çıkarılmalarının hukuki boyutunu sorgulayacak. İş Kanunu’nun işçiyi koruyan hükümleri ile işverenin fesih yetkisi arasındaki denge, mahkeme kararı ile netleşecek. Sonuç, benzer durumdaki birçok çalışan için emsal teşkil edebilecek nitelikte.
