İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında hem iç hem de dış politikaya dair sert açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Türkiye’nin dış politikada dengeli bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgulayarak, “Ne İsrail’in saldırganlığına teslim oluruz ne İran’ın radikal istikrarsızlık siyasetini güzelleriz” dedi.
Terörle Mücadele Sürecine Sert Eleştiri
Dervişoğlu, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini eleştirerek, “Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgesi ekonomik açıdan yüksek bir potansiyele sahiptir ama ihanet ortaklarının sözlerine, eylemlerine bakın göreceksiniz, hiç birisinin umurunda değildir” ifadelerini kullandı.
Bölgenin ekonomik potansiyeline dikkat çeken Dervişoğlu, şunları söyledi: “Hem ülkemizi hem buralardaki vatandaşlarımızı gereksiz konularla, gündemlerle meşgul etmek yerine gerçekçi olabilseler müthiş bir ekonomik kaynak üretebilecekler ama bir teröristin aklıyla süreçler başlatıp bu potansiyeli iyice yok ediyorlar.”
“İkinci Sınıf Vatandaş Muamelesi Görüyoruz”
Dervişoğlu, iktidarın uygulamalarına karşı çıkanların ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğünü iddia etti. “AK Parti’li değilsek, Cumhur İttifakı’nın uygulamalarına, bu soygun düzenine, bu yağma düzenine, adaletsizliğe, istibdata itiraz ediyorsak, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyoruz” diyen Dervişoğlu, çözümün sandık ve parlamenter sistemin yeniden inşası olduğunu savundu.
Dış Politikada Denge Vurgusu
Ardından ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin dengeli bir politika izlemesi gerektiğini belirtti. “Türkiye, bir NATO üyesi olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan aşırılıkçı politikalarına nasıl mesafeli duruyorsa, İran’ın radikal ve ulus aşırı istikrarsızlık üzerine kurduğu siyasetine de aynı mesafeyle yaklaşmalıdır” dedi.
Dervişoğlu, Türkiye’nin görevinin bölgedeki çatışmanın tarafı olmak değil, yangının kendi evine sıçramasını engellemek olduğunu ifade etti.
İç Cepheyi Güçlendirme Çağrısı
İran’da olası bir iç savaş durumunda Türkiye’nin alması gereken tedbirlere de değinen Dervişoğlu, “Öcalan ile sürdürülen bu ihanet sürecine derhal son verilmelidir. Ulus kimliğini aşındıracak her adım vakit kaybetmeden askıya alınmalıdır” şeklinde konuştu.
Dervişoğlu, Türkiye’nin iç cephesini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye, hukuk devleti kimliğine geri dönmelidir. Çünkü içeride adaleti zayıf bir ülkenin dışarıda güçlü bir duruş sergilemesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“Önceliğimiz Türkiye’dir”
Konuşmasını milli bir duruş vurgusuyla tamamlayan Dervişoğlu, “Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, propaganda ablukası değil berrak bir milli duruştur. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, hanedan hesapları değil Cumhuriyet vakarıdır” dedi.
Dervişoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Biz buradayız. Türkiye için buradayız. Türk milleti için buradayız. Bu devletin onuru için buradayız. Bu Cumhuriyet’in geleceği için buradayız… Sözümüz nettir. İstikametimiz bellidir. Önceliğimiz Türkiye’dir. Ne pahasına olursa olsun, Türk milletinin Türkiye’sidir.”
