Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Orhan Pamuk’un 9 Dairesinin Bulunduğu Tarihi Apartman Yıkılacak: Mahkeme Güçlendirme Talebini Reddetti

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un 9 dairesinin bulunduğu Taray Apartmanı için mahkeme, güçlendirme talebini reddederek yıkımın önünü açtı.

Nobel ödüllü yazar Orhan

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un Beyoğlu’nda 9 dairesinin bulunduğu 53 yıllık Taray Apartmanı’nın yıkımına hukuki engel kalmadı. Apartman sakinlerinin binanın güçlendirilmesi talebiyle açtığı dava, mahkeme tarafından reddedildi.

Uzun Süren Hukuk Mücadelesi

Beyoğlu’ndaki 18 dairelik Taray Apartmanı hakkında 2022 yılında ‘riskli yapı’ kararı verilmişti. Bu kararın ardından, yazar Orhan Pamuk’un da aralarında bulunduğu bina sakinleri ile Pamuk arasında hukuki bir mücadele başladı. Pamuk, binanın yıkılmasını talep ederken, komşuları ise yapının güçlendirilmesi için dava açtı.

Orhan Pamuk Taray Apartmanı Davası

Komşular, yıkımın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı aldırmayı başardı. Ancak, Orhan Pamuk’un avukatı Hikmet Güngör’ün itirazı üzerine İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 63’üncü Hukuk Dairesi, bu ihtiyati tedbir kararını kaldırdı.

Bilirkişi Raporu Yıkım Lehine

Yaklaşık 4 yıldır devam eden davada süreç, 5 Şubat’ta hazırlanan 4’üncü bilirkişi raporu ile netlik kazandı. Raporda, binanın konumu ve fiziki koşulları nedeniyle güçlendirme çalışmalarının yeterli düzeyde yapılamayacağı belirtilerek, “yapının yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerektiği” ifade edildi.

Taray Apartmanı Yıkım Kararı

Mahkemeden Nihai Karar

İstanbul 31’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada mahkeme, bina sakinlerinin güçlendirme talebini reddetti. Bu kararla birlikte, 1 yıl önce tahliye edilen Taray Apartmanı’nın yıkılmasının önünde bir engel kalmadı.

Daha önce ‘riskli yapı’ kararına karşı İdare Mahkemesi’nde açılan davalar da reddedilmişti. Böylece, Orhan Pamuk ile komşuları arasında süregelen anlaşmazlık, yıkım lehine sonuçlandı.

Karar, İstanbul’un tarihi dokusunu koruma ve kentsel dönüşüm tartışmalarında önemli bir emsal oluştururken, mülkiyet hakları ile toplu yaşam alanlarının güvenliği arasındaki dengeyi de gözler önüne serdi.