Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin bölgedeki rolüne vurgu yaparak, “Ateş çemberinin içinde Türkiye Cumhuriyeti şu anda adeta bir istikrar merkezi konumunda. Bütün bölgeye de istikrar yayan bir ülke konumundayız. Türkiye bu durumdayken İsrail, tam bir istikrarsızlık üretme merkezi gibi hareket ediyor” dedi.

Kamu-Sen Genel Kurulu’nda Önemli Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’da Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Kamu-Sen) 8’inci Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Programa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile Kamu-Sen üyeleri de iştirak etti.
Yılmaz, konuşmasında son 24 yılda kamuda sendikalaşma oranının yüzde 48’den yüzde 77’ye, sendikalı kamu personeli sayısının ise 650 binden 2,3 milyona ulaştığını belirterek, bu sayıların daha da yükselmesini temenni etti.

Kamu Çalışanlarına Yönelik Tarihi Adımlar
Yılmaz, iktidara geldikleri günden bu yana kamu çalışanlarının kangren haline gelmiş birçok sorununu çözdüklerini ifade etti. Bu kapsamda yapılan düzenlemeleri şöyle sıraladı:
“İktidara geldiğimiz günden bu yana kamu çalışanlarımız ile ilgili kangren haline gelmiş birçok sorunu çözüme kavuşturduk. Bu çerçevede anapara ve biriken nemalarını da ödedik. 2005 ve 2015 yıllarında yürürlüğe konulan düzenlemeler ile kamu görevlilerine ilave bir derece verdik. 2006 yılında memur ve diğer kamu görevlilerinin disiplin suçlarını yüz kızartıcı suçlar hariç olmak üzere affettik. 2007’den beri banka promosyonlarının tamamının kamu çalışanlarımıza ödenmesini sağladık. 2007 yılında kamuda geçici işçi olarak görev yapan 214 bin çalışanın sürekli işçi veya sözleşmeli personel statüsüne geçmesini sağladık. 2009 yılında yaptığımız düzenleme ile 1 Mayıs’ı ‘Emek ve Dayanışma Günü’ adıyla resmi tatil olarak ilan edilmesini sağladık.”
Başörtüsü Yasağının Kaldırılması ve Taşeron İşçiler
Antidemokratik bir uygulama olan kamuda başörtüsü yasağını da yürürlükten kaldırdıklarını hatırlatan Yılmaz, “Kamuda görev yapan yaklaşık 725 bin taşeron işçiyi, sürekli işçi kadrolarına geçirdik. 8’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri neticesinde kamu görevlilerinin maaşlarında artış oranlarını belirledik ve oluşması halinde enflasyon farkı verilmesini kararlaştırdık” ifadelerini kullandı.
Memur Maaşlarında Reel Artış
2026 yılı Ocak ayı dönemi için taban aylığa 1000 TL artış yaptıklarını aktaran Yılmaz, “2026 Ocak ayında kamu görevlilerimizin maaşında enflasyon farkıyla birlikte yüzde 18,6 oranında artış sağlamış olduk. Böylece 2002 yılında 392 TL olan en düşük memur maaşını reel olarak yaklaşık yüzde 300 oranında artırarak 61 bin 890 TL’ye çıkardık” dedi.

Bölgesel İstikrar ve İsrail Eleştirisi
Konuşmasının son bölümünde bölgesel gelişmelere de değinen Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Ateş çemberinin içinde Türkiye Cumhuriyeti şu anda adeta bir istikrar merkezi konumunda. Bütün bölgeye de istikrar yayan bir ülke konumundayız. Türkiye bu durumdayken İsrail, tam bir istikrarsızlık üretme merkezi gibi hareket ediyor. İran’daki savaşı da istismar ederek onun gölgesinde Gazze’de, Batı Şeria’da yaptığı hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı, egemen bir başka ülkeyi işgal etmesi, uluslararası hukukun tüm kaidelerini çiğneyerek işgal etmesi, 1 milyondan fazla insanı evinden yurdundan etmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Diğer yandan bu yaşanan süreçler, bölgemizdeki bu süreçler, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılı’ kavramıyla ortaya koyduğu, bilge, siyaset ve devlet insanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘Terörsüz Türkiye’ kavramıyla ortaya koyduğu sürecin ne kadar anlamlı olduğunu, ne kadar öngörülü bir süreç olduğunu da herkese bir kez daha göstermiştir.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın bu açıklamaları, Türkiye’nin hem iç politikada kamu çalışanlarına yönelik attığı adımları hem de bölgesel politikadaki istikrar merkezi rolünü bir kez daha ortaya koydu.
