DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM’de yaptığı konuşmada iktidara seslenerek, barış sürecinin ikinci aşamasının net bir şekilde açıklanmasını istedi ve yasal adım gerektirmeyen konularda direnç gösterilmemesi çağrısında bulundu.

“Barış Somut ve Acil Bir İhtiyaç”
Hatimoğulları, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında, “Türkiye halklarının ihtiyacı olan şey, İran savaşının sonucunu beklemek değildir. İktidara milyonların adına çağrımızdır. Barış sürecinin 2’nci aşaması öngörülebilir, net ve şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu hem güveni artıracak hem de sürecin enfekte olmasını engelleyecektir.” ifadelerini kullandı.
“İktidar Direnç Göstermekten Vazgeçmeli”
Hatimoğulları, iktidara yönelik mesajını şu sözlerle sürdürdü: “Ayrıca yasal adım gerektirmeyen konularda iktidar, direnç göstermekten vazgeçmelidir. 86 milyonun geleceğine ve Orta Doğu’nun barışı ile istikrarına katkı sağlayacak adımlar atılarak, Kürt meselesinin çözümünde ilerleme sağlanmalıdır.”
Orta Doğu’daki gerginliğe de dikkat çeken Hatimoğulları, “Orta Doğu’da kasırgalar eserken, Türkiye’de barış somut ve acil bir ihtiyaçtır. Türkiye’nin kendi iç barışını kurması ve demokratik bir toplumu inşa etmesi, bu nedenle yalnızca iç politik bir mesele değildir. Aynı zamanda bölgesel barış ve istikrar için tarihi önemdedir.” dedi.
“Parlamento Devreye Girmeli, Çerçeve Yasa Çıkarılmalı”
DEM Parti Eş Genel Başkanı, çözüm için somut adımları da sıraladı. Hatimoğulları, “Türkiye’nin önünü açacak, Orta Doğu’ya nefes aldıracak yol haritası bellidir. Acil olarak parlamento devreye girmeli; kapsayıcı, bütünlüklü bir çerçeve yasa bir an önce çıkarılmalıdır.” açıklamasını yaptı.
Öcalan, Hasta Mahpuslar ve Kayyımlar
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın durumu, hasta mahpuslar ve kayyım uygulamalarına da değindi. “Öcalan’ın silahsızlanma ve demokratik entegrasyon süreçlerini sağlıklı yürütebilmesi için koşullar sağlanmalıdır. AİHM ve AYM kararları, vakit geçirilmeden amasız fakatsız uygulanmalıdır.” diyen Hatimoğulları, hasta mahpusların serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
“Kayyımlar tarihe gömülmeli. Seçilmişler, Türkiye’nin her yanında görevlerini yargı sopası olmadan, özgürce yapabilmelidir. Siyasal alanın genişletilmesi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması bu sürecin vazgeçilmez parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
