CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’deki insan hakları tablosunu çarpıcı verilerle gözler önüne serdi. Tanrıkulu, yaşam hakkı ihlallerinin arttığını ve iktidarın ‘işkenceye sıfır tolerans’ söyleminin yerini ‘işkenceciye tam tolerans’a bıraktığını öne sürdü.

358 Yaşam Hakkı İhlali ve 269 İş Cinayeti
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, insan haklarının başında gelen yaşam hakkına dair endişe verici rakamlar paylaştı. Tanrıkulu, “Ocak-şubat aylarında toplam 358 yaşam hakkı ihlali gerçekleşmiş. Yine bu aylarda 269 iş cinayeti gerçekleşmiş. Yaşam hakkı ihlalleri artarak devam etmiş” dedi.
Tanrıkulu, bu ihlalleri detaylandırarak, “Yargısız infaz, dur ihtarı, rastgele ateş açma olaylarından 2 yurttaşımız, cezaevlerinde 5 yurttaşımız, nefret suçlarından 3 yurttaşımız yaşamını yitirmiş. 21 mülteci yine bu dönem içerisinde yaşamını değişik nedenlerle yitirmiş. Ocak-şubat ayında 5’i çocuk olmak üzere 46 kadın cinayeti gerçekleşmiş” ifadelerini kullandı.
‘İşkenceye Sıfır Tolerans’tan ‘İşkenceciye Tam Tolerans’a
Tanrıkulu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara geldiğinde temel mottosunun “işkenceye sıfır tolerans” olduğunu hatırlatarak, şimdi ise durumun tam tersine döndüğünü iddia etti. Tanrıkulu, “Şimdi işkenceciye tam tolerans var” dedi ve ekledi: “Toplam bu dönemde, ocak ve şubat aylarında kamuoyuna yansıyan insan hakları örgütlerinin takip ettiği vakalarda 824 işkence vakası gerçekleşmiş. Bunlardan 104’ü cezaevlerinden gelen şikayetler, kötü muamele ve işkence iddiaları.”
Gazetecilere Yönelik Saldırı ve Tehditler
CHP’li vekil, ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskılara da değindi. Tanrıkulu, ocak ve şubat aylarında saldırıya uğrayan, tehdit edilen veya çalışması engellenen gazeteci sayısının 23 olduğunu belirtti. Bu açıklama, mesleki faaliyetleri nedeniyle gazetecilerin maruz kaldığı risklere dikkat çekti.
Sezgin Tanrıkulu’nun bu çarpıcı açıklamaları, Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi gündeminde önemli bir tartışma başlatırken, rakamların resmi kurumlarca teyit edilip edilmediği merak konusu oldu.
