TBMM Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu, yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik din hizmetleri ve manevi destek faaliyetlerini görüşmek üzere olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören başkanlığında toplanan komisyonun açılışında konuşan Gören, konunun milli bir öncelik olduğunu vurguladı. Gören, “Dünyanın dört bir yanına yayılmış, 7 milyonu aşkın millet varlığımızın, ailelerin, eğitimin veya dil öğreniminin yanı sıra, inanç ve değerler dünyasıyla da ana vatanına bağlı kalması milli bir önceliğimiz” ifadelerini kullandı.
Gören, “Özellikle asimilasyon politikalarına karşı duruşumuzda camilerimizin, derneklerimizin ve din görevlilerimizin üstlendiği rol toplumsal dayanışmamızın temel taşlarından birini oluşturmaktadır” diyerek, yurtdışındaki vatandaşların kimliklerini korumadaki en önemli unsurlardan birinin dini kurumlar olduğunun altını çizdi.

Uluslararası İlahiyat Programı’ndan 1243 Mezun
Toplantıda milletvekillerini bilgilendiren Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, özellikle Avrupa’daki din görevlisi ihtiyacına yönelik hayata geçirilen “Uluslararası İlahiyat Programı” hakkında önemli veriler paylaştı.
Yentürk, “2006 yılında başlamış olup bugüne kadar 15 ülkeden 1243 öğrenci mezun olmuştur. 2025-2026 yılında Almanca İlahiyat Programı’na Medeniyet Üniversitesi dahil olmuştur, 124 öğrenci katılmıştır” dedi. Yentürk, bu programın, Kıta Avrupası’ndaki imam görevlendirilmesine yönelik kısıtlamalara karşı alternatif bir proje olduğunu ve mezun olan yaklaşık 500 kişinin sözleşmeli kadrolarda istihdam edildiğini açıkladı.
Avrupa’da Aile Seminerleri ve Manevi Danışmanlık
Yentürk, yurtdışındaki vatandaşların karşılaştığı sosyal ve psikolojik sorunlarda din görevlilerinin önemli bir danışmanlık rolü üstlendiğini belirtti. Aile seminerlerinin işlevselliğine dikkat çeken Yentürk, “2021 yılında 15 ülkede 68, 2022’de 18 ülkede 17 seminer, 23’te 4 ülkede 34 seminer, 5 ülkede 2024’te ise 39 seminer gerçekleştirildiği kayıtlarımızda görülmektedir” bilgisini verdi.
Kurban ve İnsani Yardım Faaliyetlerinin Etkisi
Yurtdışındaki kurban ve insani yardım faaliyetlerinin etkilerinden bahseden Yentürk, çarpıcı bir anekdot paylaştı. Yentürk, “Senegal’de kurban organizasyonu sırasında ekonomik sıkıntı içindeki Hristiyan bir köye et dağıtımı yapıldı. Herhangi bir propaganda veya beklenti olmaksızın yapılan bu jestten 2 ay sonra, o köyün tamamının Müslüman olduğuna dair haberler bize ulaştı” ifadelerini kullandı.
Yentürk, Afganistan’ın Mezar-ı Şerif bölgesinde açılan su kuyularına yönelik çalışmalardan da bahsederek, bölge halkının Türkiye’ye olan minnet duygusunu “Alpaslan Ovası” adını verdikleri bir tabelayla gösterdiklerini anlattı.
“Avrupa’daki Asimilasyon Politikalarına Karşı Duran Biziz”
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca ise milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, Avrupa’daki asimilasyon politikalarına karşı en önemli engelin Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağlı kuruluşlar olduğunu vurguladı.
Karaca, “Bu faaliyetler gerçekten oradaki vatandaşlarımızın Türk ve Müslüman olarak kalmalarının sağlanması hususunda çok ama çok önemli fonksiyonlar icra ediyor” dedi. Karaca, yurtdışındaki vatandaşların kimliklerini korumak için dil ve din hizmetlerinin bir bütün olduğunu belirterek, “Avrupa’da ise bizim istihdam ettiğimiz din görevlilerinin sayısının azaltılması veya engellenmesi yönünde birtakım tedbirler alındı” şeklinde konuştu.
Toplantı, yurtdışındaki Türk toplumunun dini ve kültürel kimliğinin korunmasına yönelik yeni stratejilerin ve iş birliklerinin değerlendirilmesiyle sona erdi.
