VAN’da terör örgütü PKK tarafından çocukları kaçırılan ailelerin başlattığı evlat nöbeti, 120’nci haftasında da Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Başkanlığı önünde devam etti. Eyleme katılan anneler, dağdakilere yönelik yürek burkan çağrılar yaparak, “Terörsüz Türkiye” sürecine destek verdi.

120 Haftadır Süren Acılı Bekleyiş
Menekşe Sokak’ta bir araya gelen aileler, ellerinde Türk bayrakları ve kaçırılan çocuklarının fotoğraflarıyla DEM Parti İl Binası’na doğru yürüdü. Polis ekipleri, 120’nci haftada süren yürüyüş sırasında geniş güvenlik önlemleri aldı.

Nazlı Sancar’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli’ye Teşekkür
2012 yılında dağa kaçırılan kızı Şerima için eyleme katılan anne Nazlı Sancar, yıllardır evladından haber alamadığını belirterek şunları söyledi:
“2019’dan beri biz evlat mücadelesi veriyoruz. Biz sadece hakkımız olan evlatlarımızı istedik, başka bir şey istemedik. ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle birlikte biz mutlu olduk. Bu sürecin başlamasında büyük katkıları olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beyefendiye çok teşekkür ediyoruz. Gönül isterdi ki; Hakkari, Van, Muş ve Diyarbakır’daki ailelerin çocukları ölüsü ya da dirisiyle ailelerine kavuşması.”

“Hem Bizim Hem Çocuklarımızın Hayallerini Çaldılar”
Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem bizim hem de çocuklarımızın hayallerini çaldılar. Onların kalemlerini kırdılar. 2019’dan beri biz bu kapıdan ayrılmadık, ayrılmaya da niyetimiz yoktur. Acılı anne ve babalar olarak evlatlarımızın yolunu gözlüyoruz. Biz çocuklarımızı almadan bu kapıdan ayrılmayacağız.”
Dağdakilere Yürek Burkan Sesleniş
Nazlı Sancar, terör örgütü mensuplarına yönelik çarpıcı bir çağrıda bulundu:
“Beni duyuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. Ceza yok, bir şey yok. Gelin kaldığınız yerden hayatınızı devam edin. Anne ve babaları üzmeyin. Yıllardır biz sizin peşinizdeyiz ve gözyaşı döküyoruz. Biz son nefesimize kadar bu mücadelemizi vereceğiz.”

“Sizi Kandırıyorlar, Fare Gibi Çürütüyorlar”
Sancar, dağdakilere seslenmeye devam ederek, “Orada hayat yok, gelin teslim olun. Özgürlük varsa burada var. Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz, bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün. Onlar için kendinizi öldürtmeyin. Sizi kandırıyorlar, sizi dağlarda, mağaralarda fare gibi çürütüyorlar” ifadelerini kullandı.
Kanser Hastası Annenin Feryadı
Eyleme, 12 yıl önce dağa kaçırılan oğlu Servet için katılan ve Türkçe bilmediği için Kürtçe konuşan Hınare Ayci ise yürek burkan bir açıklama yaptı. Ayci, “Oğlum gel teslim ol. Ben kanser hastasıyım. Oğlum sağ mı, öldü mü bilmiyorum. Hiçbir haber alamıyoruz. Sağ ise bize haber göndersin. Hiçbir ses ve seda yok. Oğlum gel teslim ol. Ben kanser hastalığına yakalandım. Gel bana yetiş. Beni duyuyorsan, görüyorsan gel” dedi.


Aileler, evlatlarına kavuşuncaya kadar mücadelelerine ve nöbetlerine devam edeceklerini bir kez daha vurguladı.
