Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sapanca’da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde (UEZ) Türkiye ekonomisinin küresel şoklara karşı dayanıklılığını ve güncel jeopolitik riskleri değerlendirdi. Zirvede ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ teması çerçevesinde konuşan Bakan Şimşek, dünyada yaşanan büyük kırılmalara rağmen Türkiye’nin sağlam temeller üzerinde durduğunu vurguladı.

“Büyük Kırılmaların Olduğu Bir Dönemdeyiz”
Bakan Şimşek, konuşmasında öncelikle küresel ekonomik ortamın zorluklarına dikkat çekti. “Jeopolitik olarak da ne bölge ne dünya eskisine dönmeyecek. Büyük kırılmaların olduğu bir dönemdeyiz. Sadece ticaret savaşları değil, sadece demografik yapıdaki bozukluklar ve bunun getirdiği riskler değil, sadece iklim krizi değil, aslında birçok boyutuyla zorlu bir dönem yaşadığımız için dünyada büyük kırılmalar yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
Şimşek, özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini analiz ederek, “Savaşın getirdiği yıkım ve bunun rehabilitasyonu biraz zaman alacak. Bugün ateşkes devam etse dahi etkileri hissedilecek… Savaşların diğer şoklara oranla çok daha kalıcı, çok daha büyük sonuçlar doğurduğunu gösteriyor” dedi.
“Türkiye’nin Dayanıklı Olduğuna İnanıyoruz”
Bakan Şimşek’in açıklamalarının odak noktası, Türkiye ekonomisinin bu zorlu koşullara karşı direnci oldu. “Türkiye’nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz. Bunu da geçen sene ispatladık. Bu sene de ispatlayacağız” diyen Şimşek, 2025 yılında yaşanan ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve kuraklık gibi şoklara rağmen programın kendisini kanıtladığını belirtti.

Şimşek, Türkiye’nin dayanıklılığının arkasındaki temel faktörleri şöyle sıraladı: “2023 ortasından bu yana uyguladığımız program Türkiye’nin dayanaklılığını arttırdı… Türkiye göreceli olarak dayanıklılık arz edecek ülke. Bizim Orta Doğu’ya özellikle Hürmüz Boğazı’nı kullanan tedarikçilere olan enerjide bağımlılığımız neredeyse yok denecek kadar az.”
Mali Disiplin ve Sağlam Bankacılık Sektörü
Bakan Şimşek, kamu maliyesinin sağlam yapısının önemine vurgu yaparak, “Bizim dayanıklılığımızın en önemli kaynağı maliye politikasının geçmişe oranla bugünde sağlam bir yapıda olması” dedi. 2023’te yaşanan deprem ve diğer yükümlülüklere rağmen bütçe açığının milli gelire oranla yüzde 3’ün altına düşürüldüğünü hatırlatan Şimşek, bu durumun politikada manevra alanı sağladığını ifade etti.

Bankacılık sektörünün durumuna da değinen Şimşek, “Bankacılık sektörünün sermaye yeterliliğine bakarsak özellikle problemli krediler boyutuyla baktığımızda oldukça rahat bir noktadayız. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 17 civarı. Bizim problemli kredilerin, toplam kredilere oranı yüzde 2.6 oldukça makul bir düzeyde” açıklamasını yaptı.
En Büyük Öncelik: Enflasyonla Mücadele
Bakan Şimşek, mevcut şartlardaki en büyük önceliğin enflasyonla mücadele olduğunu bir kez daha vurguladı. “Bizim için en büyük öncelik hayat pahalılığıyla mücadele” diyen Şimşek, bölgesel savaşın etkisiyle enflasyon beklentilerinin revize edildiğini belirtti.

Şimşek, güncel rakamları paylaşarak, “Enflasyon yüzde 65’lerden yüzde 30 civarına kadar düştü. Bizim öngörümüz yüzde 20 altındaydı bu sene için. Savaşla birlikte piyasalar beklentilerini yüzde 25’e kadar çıkarmış durumda” ifadelerini kullandı. Bakan Şimşek, tüm bu zorlu koşullara rağmen makroekonomik göstergelerin yönetilebilir seviyelerde olduğunu ve programın rayından çıkmasına izin verilmeyeceğini sözlerine ekledi.
