Türk Toraks Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı çevresel tahribatın sınır tanımadığını ve Türkiye’yi de doğrudan etkilediğini açıkladı. Çuhadaroğlu, bombalanan petrol rafinerileri ve fabrikalardan yayılan dumanların, rüzgarla taşınarak Türkiye’nin üzerine yağdığını ve akciğer sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.

Kongrede Gündem: Savaşın Sağlık Bedeli
Serik, Belek’te düzenlenen Türk Toraks Derneği 29. Yıllık Kongresi’nde konuşan Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, kongreye Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kıbrıs, Balkan ülkeleri ve Avrupa ile ABD’den solunum derneklerinin başkanlarının katıldığını belirtti. Çuhadaroğlu, Filistin Toraks Derneği Başkanı’nın ise yaşanan son olaylar nedeniyle kongreye katılamadığını ifade etti.
“O Kirli Havayı Biz de Soluyoruz”
Prof. Dr. Çuhadaroğlu, savaşın yarattığı kirliliğin bölgesel bir sorun olmaktan çıktığını şu sözlerle anlattı: “Ne yazık ki kongremizi yaptığımız şu dönemlerde ve öncesinde Orta Doğu’da patlak veren savaş, akciğer sağlığını da doğrudan etkiliyor. Bugün bombalamalar; petrol alanları, rafineriler, fabrikalar bombalandığı zaman çok ciddi ortama duman yayılıyor. Bu sadece o ülkeyi değil, yıkılan binaların asbestleri sadece orayı değil özellikle duman içindeki partiküller, yağmur bulutlarına doğru giderek, bir rüzgarla Türkiye Cumhuriyeti’nin üstüne de yağıyor. Komşularımız değil, biz de hem havamızla, yağan yağmurla, toprağımızla bu kirli savaştan nasibimizi almış oluyoruz.”

KOAH ve Astım Riskine Dikkat Çekti
Çuhadaroğlu, savaş ortamının kısa ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı. Kirli havanın KOAH ve astım gibi mevcut hastalıkları hızla kötüleştirebileceğini, çocuklar ve akciğer gelişimi devam edenler üzerinde ani olumsuz etkiler yapabileceğini söyledi. Uzun vadede ise toprak ve yeraltı sularına karışan, havada asılı kalan partiküllerin sürekli solunmasının, kötü huylu akciğer hastalıklarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Tek Çözüm: Barış
Tıbbi olarak bu kirlilikten kaçmanın mümkün olmadığını belirten Çuhadaroğlu, çözümün tek yolunun barış olduğunun altını çizdi. “Bana dün ‘Çözüm var mı?’ dediler; çözüm barış” diyen Çuhadaroğlu, savaşın sadece anlık yıkım değil, aynı zamanda sağlık harcamalarının artmasına, ekonomik kaynakların sağlıktan başka alanlara kaymasına ve onarılması güç çevresel zararlara neden olduğunu sözlerine ekledi. Mücadele edilmesi gereken asıl konunun, bir barış ortamı yaratmak ve savaştan kurtulmak olduğunu vurguladı.
