Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çin Büyükelçisi’nden Çarpıcı Açıklamalar: ‘Çin, Orta Doğu’da Seyirci Kalmadı, Sorumlu Ülke Olarak Aktif Rol Üstlendi’

Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu politikasını açıkladı. Çin’in bölgede sorumlu ülke olarak aktif rol oynadığını ve Türkiye ile iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu’daki son gelişmeler ve Çin’in bölgedeki rolüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Büyükelçi, Çin’in bölgedeki sorunların çözümünde aktif ve yapıcı bir rol oynadığını vurguladı.

Orta Doğu’da Çatışmalar ve Çin’in Duruşu

Büyükelçi Jiang Xuebin, yaptığı açıklamada, “Günümüz dünyası yeni bir çalkantı ve dönüşüm dönemine girmiş, jeopolitik çatışmalar ve bölgesel krizler iç içe geçmiştir” dedi. Orta Doğu’nun uzun yıllar savaş ve göçle mücadele ettiğini belirten Xuebin, son dönemde çatışmaların yeniden alevlenmesiyle durumun daha da endişe verici boyuta ulaştığını ifade etti.

Xuebin, Çin’in bölge ülkelerinin stratejik ortağı olarak “hiçbir zaman olaylara seyirci kalmadığını” belirterek, “Aksine sorumlu büyük ülke bilinciyle aktif rol üstlenmiş, adalet ve hakkaniyet bayrağını yüksekte tutarak öne çıkan bölgesel sorunların çözümüne ve bölgenin barışı ve istikrarına yapıcı katkı yapmakta ve Orta Doğu ülkelerinin refahına yoğun çaba sarf etmektedir” şeklinde konuştu.

Diyalog ve Diplomasi Vurgusu

Çin’in bölgenin barışı ve istikrarını teşvik etmekte kararlı olduğunu vurgulayan Büyükelçi, “Tarih defalarca şunu göstermiştir ki, güç kullanımı sorunları çözemez; tek gerçekçi çözüm diyalog ve diplomasidir” dedi.

Xuebin, Çin’in bu doğrultudaki somut katkılarını şöyle sıraladı:

  • Çin’in öncülüğünde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Gazze’de acil ateşkes öngören ilk bağlayıcı karar kabul edilmiştir.
  • Çin’in arabuluculuğunda Suudi Arabistan ile İran arasında tarihi uzlaşma sağlanmıştır.
  • 14 Filistinli grup Çin’de bir araya gelmiş ve “Pekin Deklarasyonu”nu imzalamıştır.
  • İran’daki çatışmaların patlak vermesinden bu yana Çin, barışı teşvik etmek ve çatışmaları sona erdirmek için çabalarını sürdürmektedir.
  • Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türk mevkidaşı Hakan Fidan başta olmak üzere ilgili ülkelerin Dışişleri Bakanlarıyla toplam 26 kez telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir.
  • Çin hükümetinin Orta Doğu Özel Temsilcisi bölgede mekik diplomasisi yürütmüştür.
  • Çin, Pakistan ile birlikte Körfez ve Orta Doğu’da barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik beş maddelik ortak girişimi ortaya koymuştur.

Filistin Meselesi ve İki Devletli Çözüm

Büyükelçi Jiang Xuebin, Filistin meselesinin Orta Doğu meselelerinin merkezinde yer aldığını belirterek, “‘İki devletli çözüm’, Filistin meselesinin tek çözüm yoludur; diğer tüm düzenlemeler ya da yeni mekanizmalar bu çözümü aşındırmak yerine desteklemelidir” dedi.

Çin’in Filistin Kurtuluş Örgütü’nü ve Filistin Devleti’ni tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Xuebin, “Çin, Filistin halkının meşru ulusal haklarını geri kazanması mücadelesini her zaman kararlılıkla desteklemektedir” ifadelerini kullandı.

İran’daki Gelişmelere İlişkin Değerlendirme

Son dönemde İran’daki çatışmaların bölgesel güvenlik ve istikrarı ciddi şekilde etkilediğini kaydeden Büyükelçi, “İran’ın da Körfez ülkelerinin de egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı gösterilmesi ve seyrüsefer ve enerji altyapılarının güvenliğinin sağlanması gerektiği kanaatindeyiz” dedi.

Xuebin, bölge ülkelerinin iş birliğine dayalı ortak, kapsamlı ve sürdürülebilir bir güvenlik anlayışıyla diyalog ve istişare yoluyla anlaşmazlıklarını gidermesi gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Hukuka Çağrı ve ABD-İsrail Eleştirisi

Büyükelçi, uluslararası ilişkilerde güç kullanımına karşı çıkarak, “Güçlü olmak, haklı olmak anlamına gelmezdir. Dünya, güçlünün zayıfı ezdiği orman kanunu çağına geri dönmemelidir” şeklinde konuştu.

İran savaşında kimin haklı kimin haksız olduğunun son derece açık ve net olduğunu belirten Xuebin, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

“İran ile yürütülen müzakereler devam ederken ABD ve İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) yetkisi olmaksızın İran’a yönelik askeri saldırı başlatması, BM Şartı’nın amaç ve ilkelerini ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını açıkça ihlal etmiştir.”

Xuebin, ABD ve İsrail’in İran’daki sivil nükleer tesislere saldırmasının, nükleer silahların yayılmasını önleme kisvesi altında küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini baltaladığını ve Küresel Güney ülkelerinin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla meşru kullanma hakkına da zarar verdiğini belirterek, “Çin tarafı buna kararlılıkla karşı çıkmaktadır” dedi.

Çin-Türkiye İş Birliğinin Önemi

Büyükelçi Jiang Xuebin, Çin ve Türkiye’nin yükselen büyük ülkeler ve Küresel Güney’in önemli üyeleri olarak gerçek çok taraflılık anlayışını benimsediğini ve pek çok önemli uluslararası ve bölgesel konuda ortak görüşleri paylaştığını ifade etti.

Çin’in, Türkiye’nin ateşkesin sağlanması ve sorunların siyasi yollardan çözülmesi için gösterdiği çabaları ve İran’daki çatışmalardan etkilenmesine rağmen sergilediği soğukkanlı ve itidalli tutumunu takdirle karşıladığını belirten Xuebin, şöyle konuştu:

“Bu yıl, Çin’in 15. Beş Yıllık Plan döneminin başlangıcı ve Çin-Türkiye ilişkilerinin de 55. yılına işaret etmektedir. Barışı ortaklaşa tesis etmek ve ikili ilişkilerimizin stratejik niteliğini daha da pekiştirmek üzere, Türkiye ile birlikte iki ülke liderlerinin önemli mutabakatlarını kapsamlı şekilde hayata geçirmek için karşılıklı siyasi güvenimizi pekiştirmeye, çok taraflı konularda koordinasyonu güçlendirmeye, çatışmaların sona erdirilmesi ve diyalog ve müzakerelerin başlatılmasi için köprü rolü üstlenmeye hazırız.”