Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, bölgedeki kritik gelişmeler karşısında Türkiye’nin öncülüğünde acil bir birliktelik çağrısında bulundu. Arıkan, Türkiye, Mısır, İran, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın derhal bir araya gelerek saldırmazlık anlaşması imzalaması gerektiğini vurguladı.

“Amerika ve İsrail Bölgeye Huzur Getirmez”
Mardin’de düzenlenen bir programda sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve gazetecilerle bir araya gelen Mahmut Arıkan, yaptığı açıklamada bölgedeki istikrarsızlığın kaynağına dikkat çekti. Arıkan, “Bizler en baştan beri şunu söylüyoruz; Amerika ve İsrail’in bu bölgeye huzur getirme ihtimali asla söz konusu değildir.” dedi.

Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “‘Demokrasi, özgürlük, insan hakları yok’ diyerek o bölgeye giriyorlar, ama geriye sadece kan kokan topraklar, yetim evlatlar ve gözü yaşlı anneler kalıyor. Bu hep böyle olmuştur. Amerika tarihine baktığımızda hiçbir coğrafyaya ne bir barış götürmüşler ne de bir huzur götürmüşler.”
“Algıya Kanmayalım, Türkiye Önderliğinde Bir Olmalıyız”
Saadet Partisi Genel Başkanı, mevcut durumun sadece İsrail-İran çatışması olarak gösterilmesine karşı çıkarak, “Savaş sadece İsrail ile İran arasındaymış gibi bir algı oluşturup da Trump ve Amerika’yı görmezden gelmemiz kabul edilebilir bir durum değildir.” ifadelerini kullandı.

Arıkan, çözüm önerisini ise net bir şekilde ortaya koydu: “Amerika ve İsrail’in karşısında biz bir olmadığımız müddetçe, Türkiye önderliğinde bir birliktelik kurmadığımız müddetçe başarılı olma şansımız asla söz konusu değildir.”
“Beyaz Kuşak” Teklifi ve Acil Çağrı
Mahmut Arıkan, partisinin uzun süredir savunduğu “Beyaz Kuşak” teklifini bir kez daha gündeme getirerek iktidara ilettiklerini belirtti. Arıkan, bölge ülkelerine yönelik acil ve somut bir adım atılması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:
“Bölge ülkeler Türkiye, Mısır, İran, Pakistan, Suudi Arabistan derhal bir araya gelip aralarında saldırmazlık anlaşmasını imzalamak için Türkiye’nin öncülüğünde bir birliktelik kurulması zaruriyeti var.”

Saadet Partisi Lideri’nin bu açıklamaları, bölgesel güvenlik ve istikrar konusunda Türkiye merkezli yeni bir diplomasi inisiyatifinin gerekliliğine işaret ediyor. Arıkan’ın çağrısı, özellikle Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, alternatif bir bölgesel güvenlik mimarisinin acilen hayata geçirilmesi gerektiği mesajını veriyor.
