Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku’nun ailesi ve avukatları, soruşturmada yeni bir iddiayı gündeme getirdi. Aile, kızlarının ölümüyle ilgili kasıtlı olarak ‘intihar ettiği’ algısının oluşturulduğunu ve adalet arayışlarının 7 yıldır sürdüğünü açıkladı.
Adliye Önünde Acılı Açıklamalar
Soruşturmadaki son gelişmeleri takip etmek için Tunceli Adliyesi’ne gelen Gülistan Doku’nun ailesi, duygusal açıklamalarda bulundu. Abla Aygül Doku, yaşadıkları süreci anlatarak yetkililere sert tepki gösterdi.
Aygül Doku, “Yaralı bir aileyi oraya götürüp, ‘Yasını tutun, kızınız intihar etti’ dedi Tuncay Sonel bize. Köprünün başında dalgıç abiler her çıkışında, ‘Kızınız burada yok’ derken; o, ‘Bana inanın. 2 çocuğum üzerine yemin ederim, size kızınızın bedenini vereceğim’ demişti” ifadelerini kullandı.
“7 Yıldır Bizi Kandırdılar”
Doku, dün yaşananları “Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir daha gördü” sözleriyle değerlendirdi ve ekledi: “7 yıldır öz kızımızı bizden aldılar, bizi kandırdılar. Tiyatro izler gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler.”
Aygül Doku, Başsavcı Ebru Cansu’nun çabalarını takdir ederek, “Başsavcımız Ebru Cansu tarih yazıyor. Bunun üzerinin örtülmesini istemiyoruz. 7 yıldır adalet arıyoruz” dedi.
Toplumsal Duyarlılığın Rolü
Doku, kamuoyu ve kadın hareketinin soruşturmadaki kritik rolüne dikkat çekti: “Sizler Gülistan’ın sesini duyurmasaydınız, kadınlar, ‘Gülistan Doku nerede’ demeseydi, Başsavcı Ebru Cansu olmasaydı, ‘Gülistan intihar etti’ olarak kalacaktı. Bu bir utançtır.”
Anne Doku’dan Yürek Burkan Çağrı
Olayda en büyük acıyı yaşayan anne Bedriye Doku ise basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Kızımın cenazesini istiyorum. Cenazesini almadan buradan gitmeyeceğim” diyerek adalet talebini yineledi.
Soruşturmada Son Durum
Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülüyor. Ailenin ve avukatların iddiaları doğrultusunda, olayla ilgili kasıtlı yanıltma ve algı operasyonu iddiaları soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.
Dava, Türkiye’de kayıp kişi soruşturmaları ve adalet sisteminin işleyişi açısından önemli bir örnek teşkil ederken, ailenin 7 yıllık mücadelesi kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.
