CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Dilediğiniz Cumhurbaşkanı adayıyla, dilediğiniz CHP yönetimiyle yarışma döneminiz bitmiştir” dedi. Emir, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik açılan iptal davası üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin olarak, “Artık yarışacağınız CHP, kurultayından seçilmiş Genel Başkanı ile yönetimi ve 15,5 milyon vatandaşın oyuyla seçilerek aday gösterilmiş Sayın Ekrem İmamoğlu’dur” ifadelerini kullandı.
“Cumhurbaşkanı Karar Verecek Olan”
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan Murat Emir, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davanın istinaf aşamasında olduğunu hatırlattı. Emir, “İstinaf, ‘Bu çarşamba, öbür çarşamba, yakında oldu, olacak’ diye bu tartışmayı keyifle izliyorlar ve büyütüyorlar. Özellikle yandaş medya, yandaş gazeteciler ve yandaş siyasetçilerde bunu görüyoruz” dedi.
Emir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu meselenin asıl muhatabı Recep Tayyip Erdoğan’dır, orada karar verecek olan istinaf mahkemesi değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla ben Cumhurbaşkanı’na seslenmeyi tercih ediyorum; Sayın Cumhurbaşkanı, dilediğiniz Cumhurbaşkanı adayıyla yarışma, dilediğiniz CHP üst yönetimiyle yarışma döneminiz bitmiştir.”
“Demokrasiye İnancınızı Gösterin” Çağrısı
CHP’li vekil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik uyarılarını sıralayarak, “Sizi bir kez daha uyarıyoruz ki çok partili siyasal yaşamınızı bitirecek ve Türkiye’yi 100 yıl geriye götürecek böylesine bir lekeyi kendinize sürmeyin” dedi.
Emir, şu ifadeleri kullandı: “Siz 24 yıllık iktidarınızda seçimler kazandınız; ama bu kez kendi atadığınız, kendi tercih ettiğiniz adaya yenilmektense, yarışın ve demokrasiye bir kez olsun inancınızı göstermiş olun.”
Gülistan Doku Davasına İlişkin Değerlendirme
Murat Emir, basın toplantısında Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasına da değindi. Emir, “Gülistan Doku cinayeti, Türkiye kamuoyunda geniş yer buldu. Hem Gülistan Doku’ya ne olduğuna dönük bir tartışma yürüdü, kamuoyunda haklı bir beklenti büyüdü ve oradaki mülki amirlerin ve yargının görevini yeteri kadar yapamadığına dönük haklı kaygılar oluştu” dedi.
Son dönemde yeni başsavcının kararlı tutumundan memnuniyet duyduklarını belirten Emir, şöyle konuştu: “Adalet Bakanlığı’nın bildirisine de katılırız. Böyle bir olayda ucu nereye kadar giderse gitsin sonuna kadar gidilmelidir. Ama tekrar altını çizelim ki soruşturma açma izni, Adalet Bakanlığı’nın vereceği bir izin değildir. Adalet Bakanı dosyalardan habersiz olmalıdır, dosyalarla ilgilenmemelidir.”
Emir, dönemin mülki amiri olan ve delilleri kararttığı iddia edilen kişilerin etkili konumlarda bulunmaması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü hala delilleri karartma, soruşturmayı bir yerinden akamete uğratma olasılığı söz konusudur” ifadesini kullandı.
CHP’li vekil, son olarak, “Bize düşen, her birimize düşen; Adalet Bakanı’na da düşen her bir vatandaşa da düşen bu meselenin, bu olayın çözülmesi için kime uzanıyorsa, nereye kadar gidiyorsa gitmesi için ilgilileri cesaretlendirmektir” diyerek sözlerini tamamladı.
