Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF2026) konuşan Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığın dini liderlerini belirleme yöntemine sert eleştiriler yöneltti. Şerif, Yunan hükümetinin “seçim” adı altında gerçekleştirdiği ve sadece belirli kişilerin katılımına izin verdiği süreci, “tayin” olarak nitelendirerek azınlığın bunu kabul etmediğini açıkladı.

Tarihi Anlaşmaya Atıf ve Mevcut İkilem
Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, sorunun kökenini 1913 tarihli Atina Antlaşması’na dayandırdı. Şerif, “Bu anlaşmaya göre orada kalan Müslümanlar dini özerk olarak bırakılıyor. Müftüleri, Müslüman Türklerden oy kullanma hakkına erişen herkes oyunu kullanacak ve dini liderini seçecek şeklinde anlaşılıyor” dedi. Ancak bu durumun 1985 yılında bozulduğunu ifade eden Şerif, o tarihten beri bir ikilem yaşandığını vurguladı.
Şerif, sözlerine şöyle devam etti: “Yunan devleti bugünlerde tayin ettiklerini kılıfına uydurabilme adına bir seçim diyor. Seçim de yine tayin aslında. Belirli kişilere seçtiriyor. 20-30 kişiye, ‘İşte bak müftü seçtik’ diyecekler. Bu dışarıda ‘Müftü seçimi yaptık’ şeklinde olacak. Fakat belirli insanlar o seçici kişi ben değilim, vatandaş değil, birisi değil. Belirli insanlar. Bunun için azınlık olarak biz yine onları kabul etmiyoruz.”
“41 Yıldır Devam Eden İkilem”
1985’te halk tarafından seçildiğini ancak Yunan devletinin bunu tanımadığını belirten İbrahim Şerif, karşılıklı tanımama durumunun 41 yıldır sürdüğünü kaydetti. Şerif, “Neticede şu doğuyor, beni hukuken konuşturmaya başlıyorlar mahkemelerde. Fakat neticede halk onların tayin ettiğini kabul etmiyor. Yunan devleti de halkın seçtiğini kabul etmiyor. 41 yıldan beri bu ikilem devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Çifte Standart Eleştirisi
Şerif, konuşmasında Türkiye’deki Rum azınlık ile Batı Trakya’daki Türk azınlık arasında bir karşılaştırma yaparak çifte standarda dikkat çekti. “Bizim karşılığımız İstanbul’daki Rumlar. Bugün Patrik Bartholomeos kendine ‘ekümenik’ diyor, şimdi biz kendimize ‘müftü’ diyemiyoruz. Türkiye bu işe karışmıyor. Öbür taraftan Ruhban Okulu’nun açılmasını ısrar ediyorlar. Fakat bizim okullarımız kapanıyor devamlı” diyen Şerif, Lozan Antlaşması’nda 310 olan azınlık okulu sayısının günümüzde 83’e düştüğünü sözlerine ekledi.
Foruma, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa da katılarak, azınlığın hak arayışına uluslararası bir platformda dikkat çekti.
