Birleşik Klinik Psikologlar Derneği Başkanı Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından ailelere ve yetkililere kritik uyarılarda bulundu. Adıgüzel, ebeveynlerin çocuklarını yakından takip etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ebeveynler çocuklarını takip etmeliler, onlarla yakından ilişki kurmalılar. Ne izliyorlar ne ile karşı karşıyalar, hangi içerikleri tüketiyorlar, bunları yakından takip etmeleri, izlemeleri gerekiyor” dedi.

Şiddet Tek Bir Nedene Bağlanamaz
Adıgüzel, şok etkisi yaratan bu tür olayların ardından toplumun olayları anlamlandırma çabasına girdiğini ancak şiddet eylemlerinin tek bir nedenle açıklanamayacak kadar karmaşık olduğunun altını çizdi. “Şiddet eylemleri, tek bir nedenle, tek bir sebeple açıklanamayacak kadar karmaşık ve etkileşimsel bir sürecin sonucu olarak karşımıza çıkar” ifadelerini kullandı.
Şiddeti Tetikleyen Dört Temel Faktör
Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, şiddet eylemlerini ortaya çıkaran faktörleri dört ana başlıkta değerlendirdi:
- Bireysel Faktörler: Kişinin psikolojik iyilik hali, duygu durumunu yönetebilme becerisi ve dürtü kontrolü.
- Ailevi Faktörler: Ebeveynlik tutumu, ihmal ve istismar öyküsü, travmatik yaşam deneyimleri.
- Çevresel Faktörler: Sosyoekonomik durum, dışlanma, zorbalığa maruz kalma.
- Toplumsal ve Kurumsal Faktörler: Toplumla uyum, çocuğun ihtiyaç duyduğu kurumlara erişimi.
Adıgüzel, “Son dönemde televizyonlarda da çok duyduğumuz ‘Oyun oynadığı için böyle davrandı, izlediği dizilerden, filmlerden etkilendi’ gibi yaklaşımlar olduğunu görürüz. Kuşkusuz bunlar, şiddet eylemleri üzerinde etkisi olan durumlar olmakla beraber, şiddet eylemlerini sadece bunlarla açıklayamayız” diye konuştu.
Koruyucu Tedbirler ve Ebeveynlerin Kritik Rolü
Olay sonrası alınması gereken tedbirlere de değinen Adıgüzel, hukuki, güvenlik, eğitsel ve sağlık politikalarına yönelik kapsamlı bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. Okul bahçelerine güvenlik görevlisi konulması gibi önlemlerin tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.
Ebeveynlerin kaygılı tutumlarına dikkat çeken Adıgüzel, “Çocukları okula göndermemek ya da onları çok sayıda uyarıyla göndermek; ‘Şunlardan uzak dur, bunlarla konuşma’ gibi tembihlerde bulunmak sıkça karşılaşılan durumlardır… Bunlar iyi niyetle yapılan hatalardır” dedi.
“Çocuğun İlacı Yine Çocuktur”
Bu dönemde çocukların en çok güven duygusuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Adıgüzel, ebeveynlerin aşırı korumacı tavırlarının çocukların kaygısını artırdığını söyledi. “Çocukların, yetkililerin aldığı önlemlere inanmasına ve yetişkinlerin onları koruduğuna güven duymasına ihtiyaç vardır. Çocukları akranlarıyla bir araya getirmeye de ihtiyaç vardır. Sıkça söylediğimiz bir ifade vardır; ‘Çocuğun ilacı yine çocuktur’” açıklamasını yaptı.
Dijital İçerik ve Toplumsal Sorumluluk
Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, çocukların maruz kaldığı dijital içeriklerin süresi ve niteliğinin önemine dikkat çekti. “Mesele yalnızca içerik değildir. Hatta çoğu zaman en belirleyici unsur, içerikten ziyade maruz kalma süresidir” diyen Adıgüzel, çocukların sosyal hayattan koparak dijital dünyaya yönelmesinin önemli bir sorun olduğunu vurguladı.
Son olarak, bu sorunun sadece ailelerin çabasıyla çözülemeyeceğini belirten Adıgüzel, “Bu konuyu sadece ebeveynlerle açıklamak da doğru değildir; bu durumda ebeveynlere haksızlık yapılmış olur… Bu nedenle toplumsal düzeyde bir harekete ihtiyaç vardır” çağrısında bulundu.
