Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Avustralyalı Gazeteciden İtiraf: Çanakkale’nin Kaderini Değiştiren Türk Subayı

Avustralyalı gazeteci Alan Moorehead, Çanakkale Kara Savaşları’nda Mustafa Kemal Atatürk ve 57’nci Alay’ın kritik müdahalesini ‘talihsiz rastlantı’ olarak nitelendirdi. İşte o tarihi anlar.

Avustralyalı gazeteci Alan Moorehead,

Çanakkale Kara Savaşları’nın en kritik anlarından biri, 25 Nisan 1915’te 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ün 57’nci Alay ile Anzak birliklerine karşı gerçekleştirdiği tarihi müdahaleydi. Bu müdahale, yıllar sonra Avustralyalı bir gazetecinin kaleminden dünyaya duyuruldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Sabah, bu konuda yabancı literatürdeki en çarpıcı yorumlardan birinin Avustralyalı gazeteci ve yazar Alan Moorehead tarafından yapıldığını belirtti.

Moorehead’in Tarihe Geçen Sözleri

1956 yılında kaleme alınan bu değerlendirmede Moorehead, Atatürk’ün müdahalesini “İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı” sözleriyle anlattı. Bu ifadeler, savaşın seyrini değiştiren o anın önemini gözler önüne seriyor.

57’nci Alay’ın Destansı Mücadelesi

Dr. Öğretim Görevlisi İsmail Sabah, 57’nci Alay’ın hikayesini şu sözlerle anlattı: “57’nci Alay, 25 Nisan 1915 tarihinde Bigalı köyünde 19’uncu Tümen’e bağlı olarak bulunmaktayken Anzak Kolordusu’nun Arıburnu’na çıkmasıyla Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’in inisiyatifiyle harekete geçer. 25 Nisan sabahı saat 10.00 civarında Conkbayırı’na yetişir.”

Tarihi An: “Cephaneniz bittiyse süngünüz var”

Mustafa Kemal Bey, Conkbayırı’na doğru çekilmekte olan askerlerle karşılaştığında aralarında geçen o meşhur konuşma, savaşın kaderini değiştirdi. Dr. Sabah, o anı şöyle aktardı: “Atatürk devamında şöyle anlatır. ‘Hakikaten baktım ki düşmanın bir avcı bölüğü büyük bir serbestlik içerisinde bulunduğum noktaya doğru gelmekteydi. O zaman anladım ki düşman askeri benim askerimden bana daha yakındı.’ Atatürk, askerlere ‘Efendim cephanemiz bitti’ demeleri üzerine ‘Cephaneniz bittiyse süngünüz var’ diyerek süngü taktırıp yere yatırdı ve 57’nci Alay’ın marş marş gelmesini emretti.”

“Ben Size Taarruzu Değil, Ölmeyi Emrediyorum”

57’nci Alay birliklerinin yetişmesiyle birlikte Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale Muharebeleri tarihine geçen o unutulmaz emrini verdi: “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir.” Bu emirle 57’nci Alay taarruza kalktı ve Çanakkale savunmasının erken çökmesini engelledi.

Dr. Sabah, bu kritik müdahalenin önemini vurgulayarak, “57’nci Alay’ın Atatürk idaresinde 25 Nisan sabahında gerçekleştirdiği bu kritik müdahale, Çanakkale savunmasının erken çökmesini de engelleyerek muharebelerin en kritik noktalarından birini teşkil eder” dedi.

Daha Fazla Kaybın Önüne Geçildi

Atatürk’ün bu inisiyatifi, çok daha büyük kayıpların önüne geçti. Dr. Sabah, “25 Nisan sabahında 57’nci Alay’la birlikte Atatürk eğer Conkbayırı’na yetişmemiş olsaydı yarımadanın hakim noktaları olan Conkbayırı ve Kocaçimantepe sabahın erken saatlerinde Anzaklar’ın eline geçebilir ve bu tepeyi geri almak için çok daha fazla asker kaybetmek durumunda kalabilirdik” şeklinde konuştu.

57’nci Alay, 25 Nisan’da dahil olduğu Çanakkale Muharebeleri’nden 20 Ocak 1916 tarihine kadar yalnızca 1 haftalık istirahatle ön hatta bulunarak zaferin kazanılmasında büyük rol oynadı.

“Çalılar Arasında 20 Metre Mesafede Harp”

27’nci Alay’da görevli Mucib Kemal Yeri’nin anılarına da değinen Dr. Sabah, “57’nci Alay’ın bu emirden sonraki ceridelerine baktığımız zaman ilk günkü tesadüf muharebelerinde çalılar arasında 20 metre mesafede harp ettiğini görmekteyiz” dedi. Yeri, o anı “İhtiyar tarihin ölmez sayfalarına Türk zaferini kanlarıyla yazarak ilerleyenler büyük bir sabırsızlıkla beklediğimiz 57’nci Alay ve bu mucizeyi gerçekleştiren de 19’uncu Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey’den başkası değildi” sözleriyle ölümsüzleştirdi.

Moorehead’in Tarihi Yorumu

Avustralyalı gazeteci Alan Moorehead’in bu konudaki yorumları, müdahalenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Dr. Sabah, Moorehead’in sözlerini aktararak, “İtilaf kuvvetleri açısından bakıldığında bütün bir seferin en büyük, en talihsiz rastlantılarından birisi de küçük rütbeli ama dahi bir Türk subayının o esnada orada bulunmasıydı. Çünkü Atatürk, o tarihte erken bir saatte oraya yetişmemiş olsaydı Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar pekala bu hakim tepeleri ele geçirebilir ve harekat bu noktadan sonra daha rahat ilerleyebilirdi” ifadelerini kullandı.