İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Türkiye’nin bağımlılık haritasını ortaya koyan kapsamlı bir raporu kamuoyuna sundu. ‘Bağımlılıklarla Mücadelede Sivil Toplumun Rolü, Mevcut Tehditler ve Stratejik Çözüm Önerileri’ başlıklı rapor, ülkenin geleceğini tehdit eden verileri gözler önüne serdi.

Toplantıya Geniş Katılım
Rapor, İHH’nın Fatih’teki genel merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıya, İHH, Yeşilay, İnsan ve Medeniyet Hareketi, İnsani Hayat Derneği, Özgür Der, Sadakataşı Derneği, Medeniyet Vakfı, İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB), Mazlum-Der, Yetim Vakfı, Koruyucu Aile Derneği ve Külünkoğlu Derneği gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşundan temsilciler katıldı.
Çarpıcı Veriler Açıklandı
Raporu kaleme alan İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay, toplantıda yaptığı konuşmada, bağımlılıkların sadece münferit bir sorun olmadığını, gençliği, aile yapısını ve toplum güvenliğini tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu vurguladı. Atalay’ın açıkladığı veriler şok etkisi yarattı:
“2025 saha raporları uyuşturucu, bahis ve alkol kullanımına başlama yaşının 15’ten 13’e düştüğünü göstermektedir. Türkiye’de 18 milyonu ilk, orta ve lise, 6 milyonu üniversite olmak üzere toplam 24 milyon öğrenci bulunmaktadır. Bu rakama eğitimde ya da istihdamda olmayan 5 milyon ‘ev genci’ ile 30 milyona yakın korunması gereken genç nüfusumuz var.”
Uyuşturucu ve Kumar Tuzağı
Atalay, Emniyet’in NARKOLOG Projesi anketine göre, uyuşturucu kullanan gençlerin yüzde 74,4’ünün maddeyi ilk kez arkadaş grubundan veya yakın çevresinden temin ettiğini belirtti. Kullanıcıların yüzde 71,2’sinin ise 15-24 yaş aralığında uyuşturucuyla tanıştığını ifade etti.
Kumar bağımlılığına da dikkat çeken Atalay, “2002’de 5 olan yasal resmi şans oyunu sayısı, 2025’te 13’e yükselmiştir. MASAK Eski Başkan Yardımcısı Dr. Ramazan Başak, Türkiye’de yaklaşık 8-10 milyon arası düzenli yasadışı bahis oynayan bir kitle olduğunu aktardı.” dedi.
Alkol ve Sigara Tüketimi Artıyor
IPSOS Araştırma şirketinin 2025 Haziran ayındaki saha çalışmasına göre, düzenli alkol tüketen kesim 2020’de 13,8 milyon kişiyken, 2025’te 17,3 milyon kişiye yükseldi. 18 yaş üstü nüfusta düzenli alkol tüketim oranının yüzde 28’den yüzde 33’e çıktığı belirlendi.
Türkiye’nin en çok sigara içilen ülkeler sıralamasında dünyada dokuzuncu; Avrupa’da ise üçüncü sırada yer aldığını vurgulayan Atalay, “Ülkemizde 18 ila 19 milyon sigara kullanıcısı bulunmaktadır. Her iki erkekten biri ve her dört kadından biri sigara kullanmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Ekonomik Kayıp 78 Milyar Dolar
Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çağrı Soyer, bağımlılıkların ekonomik boyutuna ilişkin çarpıcı rakamlar paylaştı:
“Sigara alışkanlıklarında ülkemizin parasının 24 milyar doları dışarıya gidiyor. Alkol de 9 milyar dolar, kumar da 40 milyar dolar. Uyuşturucu da ise bu rakam 5 milyar dolar. Yani toplam 78 milyar dolar bizim dışarıya paramız gidiyor. Bu şu demek, her evi olmayan kişiye devlet ev alsa ya da İstanbul-Ankara arası hızlı tren projesinden tam 38 tane yapılabilir. Yine bu parayla tüm dış cari açık kapanabiliyor.”

Çözüm Önerileri: Başkanlık Kurulsun
Raporda, mevcut duruma karşı somut çözüm önerileri de sıralandı. Atalay, bağımlılıklarla mücadelenin parçalı yapısını ortadan kaldırmak için “Bağımlılıklarla Mücadele Başkanlığı” veya bir “Enstitü” kurulmasını önerdi.
Diğer öneriler şöyle sıralandı:
- Alkol satışı yapılan işletmelerle bahis bayilerinin okul, öğrenci yurdu, dershane ve ibadethanelere olan mesafe sınırı minimum 500 metreye çıkarılmalı.
- Okullardaki rehberlik öğretmenleri bağımlılıkla mücadele konusunda eğitilmeli.
- Milli Eğitim Bakanlığı, sertifikalı ‘Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi’ programı hazırlamalı.
- Gençlik ve Spor, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları, 12-18 yaş grubundaki dezavantajlı çocukların meslek, spor, sanat ve hobi etkinliklerine sponsor olmalı.
Sivil Toplumun Rolü Vurgulandı
Koruyucu Aile ve Çocuk Derneği Başkanı Demet Tezcan, “Bağımlılıklar yaş grubu, meslek, cinsiyet ayırmıyor. Bundan dolayı tehlike çok yakın ve tehlikenin odağında da yetimler, kimsesizler, sokağa terk edilmiş çocuklar yer alıyor. Bu bireysel bir mesele değil, bu toplumsal bir mesele.” dedi.
İnsani Hayat Derneği Başkanı Yunus Çetinkol ise bağımlılıklarla mücadelede sivil toplumun önündeki hukuki engellerin bir an önce kaldırılması gerektiğini belirtti.
Rapor, Türkiye’nin bağımlılıkla mücadelede acilen bütüncül ve etkin bir strateji geliştirmesi gerektiğini ortaya koyarken, konunun sadece sağlık veya güvenlik boyutunu değil, ekonomiden eğitime kadar geniş bir alanı etkilediğini gözler önüne serdi.
