Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gülistan Doku soruşturması ve son dönemdeki şiddet olaylarına ilişkin TBMM’de sert açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, “Bu topraklardaki her kadının iffeti, Türkiye Cumhuriyeti devletine emanettir. Siz bu iffete sahip çıkmayacaksınız, sonra konuşacaksınız. Kadını koruyamayan, aileyi koruyamaz. Koruduğunuz tek şey koltuklarınız, makamlarınız ve maaşlarınız” dedi.
Ulusal Egemenlik ve Sorumluluk Vurgusu
TBMM’de Yeni Yol Partisi grup toplantısında konuşan Davutoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Davutoğlu, “Ulusal egemenlik, ulusal onurdur. Ulusal egemenlik sözle kurulmaz. Gerektiğinde silahla, gerektiğinde açıklamayla ama en önemlisi de güçlü bir milli iradeyle kurulur. Bu milli iradeyi temsil edenler, bu milleti temsil etme hakkına sahip olurlar. Ama bu konuda taviz verenler, sessiz kalanlar TBMM’nin ruhuna ihanet etmiş olurlar” ifadelerini kullandı.
Okullardaki Şiddet Olaylarına İlişkin “Acil 10 Adım” Çağrısı
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırılara değinen Davutoğlu, “Acı üzerinden siyaset yapmayız ama birilerinin de olan bir şeyden hesap vermesi lazım. Yoksa seçilmenin anlamı yok. İktidar ile sokaktakiler aynıysa, o zaman ne gerek var seçim yapmaya?” diye sordu.
Davutoğlu, olayın ardından acilen atılması gereken 10 adımı bir kez daha sıraladı:
- Bireysel silahlanmanın yaygınlaşması engellenmelidir.
- Başta okullar olmak üzere kamu alanlarında güvenlik tedbirleri artırılmalıdır.
- Bütün okullarda belli bir takvim içinde psikolojik taramalar yapılmalı ve gençlerin sorunlarının kaynakları tespit edilmelidir.
- Okullarda psikolojik rehberlik çalışmaları yoğunlaştırılmalıdır.
- Okulların etrafına çöreklenerek gençleri tuzaklarına çeken sokak çetelerine karşı amansız bir mücadele başlatılmalıdır.
- Mafyatik kültürünü umutsuz gençlere bir kariyer alanı gibi gösteren dizilere karşı kesin tedbirler alınmalı, şiddet kültürünün yaygınlaştırılması asla sanat alanı ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilemez.
- Uyuşturucu çeteleriyle mücadele sözde ve medyatik düzeyde değil, baronlardan başlayarak bu terör eylemine bulaşan herkesi kapsamalı ve sert, kararlı şekilde yürütülmelidir.
- Sık sık çıkarılan infaz yasalarıyla gençlerin kötü örneklerle suça yönelmesi engellenmelidir.
- Gençleri umutsuzluğa sevk eden ekonomik şartlar düzeltilmeli, acilen gençliğin psikolojik gelişimiyle ilgili bütçelendirme de dahil içeren bir eylem planı oluşturulmalıdır.
- Bu bağlamda her okulda ebeveynler, öğretmenler, okul yöneticileri ve lise düzeyindeki okullarda öğrenci temsilcilerinden oluşan kurullar oluşturulmalıdır.
Gülistan Doku Soruşturmasına Sert Tepki
Davutoğlu, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. “Hukukun ilkeleri 5 şeyi korur; canı, aklı, inancı ya da düşünceyi, nesli ve mülkü. Bunları koruyamazsanız hukuk da yoktur, devlet de yoktur” diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:
“Canı koruyamıyorsunuz. Gülistan Doku Tunceli’de kime emanetti? Tunceli Valisine emanetti. Peki, Tunceli Valisi ne yaptı? Kendi oğlunun işlediği bir suçu, yargı karar verecek ama örtmek için bütün devlet araçlarını kullandı. Bu olay üzerinden 6 yıl geçti. Bu kızımız devlete emanettir. Şimdi dosya tekrar açılıyor. Peki, sadece Tunceli Valisi mi, oranın İl Emniyet Müdürü mü? O günün bakanı nerede? Birçok faili meçhule bakın, o bakan döneminde. Sizin işiniz dosya kapatmak mı, milletin çocuklarını katleden çeteleri kapatmak mı?”
Davutoğlu, yeni Adalet ve İçişleri Bakanları’nın ‘Kapatılan bütün dosyaları açacağız’ açıklamasını hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu topraklardaki her kadının iffeti, Türkiye Cumhuriyeti devletine emanettir. Siz bu iffete sahip çıkmayacaksınız, sonra konuşacaksınız. Kadını koruyamayan, aileyi koruyamaz. Koruduğunuz tek şey koltuklarınız, makamlarınız ve maaşlarınız.”
