Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Adalet Bakanı Gürlek’ten Yatırımcıya Güvence: ‘Hızlı, Öngörülebilir ve Güven Veren Bir Adalet İnşa Edeceğiz’

Adalet Bakanı Akın Gürlek,

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen ‘Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, “Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil; daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir” dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek MÜSİAD zirvesinde konuşuyor

Bakan Gürlek, Türkiye’nin ekonomide kaydettiği büyümenin sadece bölgede değil dünyada da takdirle karşılandığını belirterek, MÜSİAD’ın Türkiye için medarıiftihar olduğunu söyledi. “Kurulduğu günden bugüne MÜSİAD’ın üretmeyi, sorumluluk almayı tercih ettiğine ve tüm engellemelere rağmen ülke ekonomisine katkı sunmayı vazife olarak gördüğüne şahitlik ettik” diye konuştu.

‘Sermayeyi Ülkede Tutan Hukuki Güvencedir’

Reel sektörün güçlü, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir hukuki zemin üzerine faaliyet göstermesinin ekonomik istikrarın en temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, şunları kaydetti: “Sermayenin, üretimin ve kalkınmanın en büyük güvencesi öngörülebilir, güvenilir ve aynı zamanda hızlı işleyen bir hukuk sistemidir. Sermaye duygularla değil, güvenle hareket eden, yatırımcıyı cezbeden teşviklerdir ama onu ülkede tutan hukuki güvencedir. Bu anlayışla Adalet Bakanlığı olarak temel yaklaşımımız; üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan herkesin hukuki güven içerisinde faaliyet gösterebileceği, ülkemizin hukuki zeminini, daha güçlü, daha hızlı ve güvenli hale getirmektir.”

‘Ortak Mutabakattan Geçmiş Bir Anayasanın Yürürlüğe Girmesi Gerek’

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni anayasa konusundaki çalışmalara önem verdiklerini ifade etti. Türkiye’nin büyüyen ekonomisi ve küresel rekabet gücü açısından yeni ve güncel bir anayasa ihtiyacının artık daha görünür hale geldiğini söyleyen Bakan Gürlek, “Daha demokratik, kişi ve kurumları güçlü bir biçimde güvence altına alan, toplumsal barış ve huzurun teminatı olan, ortak mutabakattan geçmiş bir anayasanın artık Türkiye Yüzyılı’nda yürürlüğe girmesi gerekiyor. Yeni anayasa konusunda çalışmalara çok önem veriyoruz. Biz de ayrı bir komisyon kurduk. Bu süreci de yakından takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Gürlek yeni anayasayı işaret ediyor

‘Önceliğimiz, İş Dünyasının Zamanını Üretim Sahalarında Harcaması’

Bakan Gürlek, 12’nci Yargı Paketi çalışmalarının devam ettiğini hatırlatarak, ticari davalarda usul süreçlerini sadeleştirmek, bu mahkemelerin iş yükünü dengeleyen yapısal adımlar atmak ve dijitalleşmeyle süreçleri daha hızlı ve etkin hale getirmek için durmaksızın çalıştıklarını belirtti. “Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil; daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Ticaret mahkemesi başkanlarının fikirlerine önem verdiklerinin altını çizen Bakan Gürlek, “Özellikle çoğunuzu yoğun bir şekilde adli koridorlarda vaktinizi harcıyorsunuz. İnşallah bu süreçleri kısaltacağız, sadeleştireceğiz. Burada çok kapsamlı bir çalışma yaptık” dedi.

‘Ticaret Davalarını Hızlandıracağız’

Bakan Gürlek, ticaret mahkemelerini ihtisaslaşmış hale getirmek için çalıştıklarını belirtti. Ticaret mahkemelerini İstanbul’da tek çatı altında topladıklarını dile getiren Bakan Gürlek, “Başta İstanbul olmak üzere ticaretin ve sanayinin yoğun olduğu merkezlerde mahkemeleri daha güçlü ve daha entegre bir yapı altında toplamaya, hakim kadrolarını güçlendirmeye, uzmanlaşmayı artırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Ticaret davalarının artık uzun sürmeyeceğini belirten Bakan Gürlek, “Amaç özellikle ticari davaların hızlanması ve ihtisaslaşması” dedi.

‘Tahkimle İlgili Yasal Çalışmalarımız Var’

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen haftalarda açıkladığı yatırım teşvik paketini hatırlatarak, “Yaşanan savaş sürecinden dolayı yurt dışındaki sermayenin Türkiye’ye gelmesi için gerçekten çok önemli teşvikler, vergisiz alan kuruldu. Biz de bu teşvik paketleriyle birlikte yatırımcının Türkiye’ye gelebilmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz, tahkimle ilgili çalışmalarımız var. Özellikle yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelirken, birinci olarak hukuki güvenlik, ikinci olarak tahkim istiyor. Bu konuda da tahkimle ilgili de yasal çalışmalarımız var” ifadelerini kullandı.

‘Yatırımcıların Hukuki Güvencesini Artırmayı Düşünüyoruz’

Bakan Gürlek, kaynağı belli olmayan parayla da mücadelenin sonuna kadar devam edeceğine vurgu yaptı. Türkiye’nin güvenle yatırım yapılan bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğini ifade eden Bakan Gürlek, “Bu çerçevede yabancı yatırımcıların hukuki güvenliği de büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda tahkim başta olmak üzere uluslararası yatırım hukukuna ilişkin mekanizmaları güçlendiriyor, yabancı sermayenin haklarını daha da güvence altına alan bir yapı için titizlikle çalışıyoruz” dedi.

Gürlek yatırımcılara hukuki güvence sözü verdi

Yerli ve milli girişimciler için de bu kapsamda bir kısım hukuki düzenlemeler yapıldığını açıklayan Bakan Gürlek, “Hem yabancı yatırımcıların hem de yerli girişimcilerimizin hukuki güvencesini arttırmayı düşünüyoruz. Aydınlatılmayı bekleyen tüm şüpheli dosyalar sadece hukuk sistemimiz açısından değil, aynı zamanda yerli ve yabancı yatırımcıların da hassasiyetle takip ettiği dosyalardır. Şüphe barındıran hiçbir dosya ilgisiz bırakılmayacak” diye konuştu.

‘Kara Paranın Olduğu Yerde Rekabet Olmaz’

Bakan Gürlek, “Temiz ekonomi güçlü devletin en önemli göstergelerinden biridir. Kara paranın olduğu yerde rekabet olmaz, güven olmaz, sürdürülebilir büyüme olmaz. Bu nedenle kara para ve şüpheli sermayeyle mücadele konusundaki hassasiyetimiz kararlılıkla devam etmektedir” diye konuştu.

Konkordato uygulamalarının da önem arz ettiğini dile getiren Gürlek, “Konkordato doğru uygulandığında işletmeleri yeniden ayağa kaldıran önemli bir mekanizmadır ancak uygulamada bazı suistimallerin ortaya çıktığını yakından takip ediyoruz. Maalesef konkordato davalarında bazı iş adamlarımız bu süreçleri kötü kullanıyor. Biz özellikle konkordatonun bir kaçış yolu değil, gerçekten ayakta kalabilecek işletmeler için yeniden bir doğuş olduğunu düşünüyoruz. Hiç kimsenin hukuku suistimal ederek piyasa dengesini bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Konkordatoyla ilgili de bir kısım düzenleme düşünmekteyiz” ifadelerini kullandı.