Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM’deki Yeni Yol Partisi grup toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, 15 Temmuz’un 10. yılı vesilesiyle toplumsal bir barış çağrısında bulundu. Davutoğlu, bu çağrıyı yaparken aynı zamanda maden işçilerinin yaşadığı mağduriyetlere ve darbe girişiminin ardından uygulanan adaletsiz politikalara da sert eleştiriler yöneltti.
Maden İşçilerinin Dramına Sert Tepki
Konuşmasına Ankara’da alacaklarının ödenmesi için eylem yapan Doruk Madencilik işçilerinin durumunu değerlendirerek başlayan Davutoğlu, sürecin işleyişini eleştirdi. İşçilerle işveren arasında varılan uzlaşmaya dikkat çeken Davutoğlu, “1 Mayıs’ta şenliklerle bu bayramı kutlayacak olan emekçiler, bayrama büyük bir ıstırap ile giriyorlar. Geçen hafta grup toplantısının ardından maden işçilerimizi dinledik. Daha önce onları Enerji Bakanlığı önünde ziyaret etmek istediğim zaman sabahın 06.00’sında gözaltına alınmışlardı. Her birisinin hikayesi içler acısı” dedi.
Uzlaşmanın İçişleri, Enerji ve Çalışma bakanlıklarının devreye girmesiyle sağlandığını hatırlatan Davutoğlu, yetkililere sordu: “Madem bu işçileri haklı bulacaktınız, bu işçiler ile maden sömürücüsü işveren arasında bir uzlaşı sağlayacaktınız; neden bu işkenceyi bu çocuklara yaptınız?” Bakanlara yüklenen Davutoğlu, “Ey Enerji Bakanı şu an garantörlük yapıyorsun. O işçiler senin binanın önünde günlerce açlık nöbeti yaptı, neredeydin? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, sen işverenin değil işçilerin bakanısın be adam” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’a ‘Toplumsal Barış’ ve Adalet Çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün KHK’lı ailesini arayarak taziye dilemesini doğru bir adım olarak nitelendiren Davutoğlu, bu hareketin genişletilmesi gerektiğini vurguladı. “Sayın Cumhurbaşkanı bence çok doğru yapmış, tebrik ederim. Gelin 15 Temmuz’un 10’uncu yılında bir toplumsal barışa imza atalım, toplumsal barışı hayata geçirelim” diyen Davutoğlu,
“Bu Yusuf Tarık eğer burada o çocuklarla birlikte şehit olmasaydı, dışarıda bir yerde trafik kazasında ölseydi, babası KHK’lı diye muhtemelen kimse onun evine gitmeyecekti. Bu çocuklar bizim, hepsi masum.”
Davutoğlu, darbe karşıtlığı konusunda net bir duruş sergilediklerini ancak adaletsizliğe de karşı olduklarını belirterek, darbe teşebbüsünde fiilen yer alanlara en sert cezaların uygulanmasını desteklediklerini, ancak KHK mağduru olarak nitelendirdiği kesimle ilgili adaletsizliğe dikkat çekti.
Davutoğlu, şu ifadeleri kullanarak eleştirilerini sıraladı:
“Üstü ihanet dediniz ya onlara karşı tavrınız net olsun, o net tavırda yanınızdayız. Yurt dışında hala ihanet şebekesi olanlara karşı tavrınız net olsun. İkinci kategori olan ticaret; üçüncü kategori olan ibadet var; en büyük kesim bu ibadet kesimi. Ticaret kesimi parayı verdi kendini kurtardı. O ibadet kesimi ise devletin açtığı okullara çocuklarını gönderdikleri için, devletin teminat verdiği bankalara para yatırdıkları için, devletin izin verdiği derneklere gidip üye oldukları için yıllarca hapis yattılar. İhanet şebekelerinin başını, kardeşini büyükelçi yaptınız. Onların akrabalarına sivil ölüm cezası tatbik ettiniz, bu adalet değil. Darbe karşıtlığına evet, adaletsizliğe hayır diyoruz.”
