Devlet Memurları Konfederasyonu’ndan 1 Mayıs’ta Güçlü Sesleniş

Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında İstanbul Taksim Meydanı’nda bir dizi etkinlik düzenledi. Etkinlik, Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bırakılmasının ardından basın açıklamasıyla devam etti.
Okullara Yönelik Saldırılara Sert Tepki
DMK Genel Başkanı Osman Kaya tarafından yapılan basın açıklamasında, son dönemde yaşanan ve eğitim kurumlarını hedef alan menfur saldırılara dikkat çekildi. Kaya, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
‘Bugün burada tarihin yükünü omuzlarında taşıyan Taksim Meydanı’nda emeğin, alın terinin, adalet arayışının ve dayanışmanın sesi olmak için bir araya geldik. Bizler bugün sadece bir gün kutlamıyoruz, bizler bugün bir duruşu ilan ediyor, bir iradeyi ortaya koyuyoruz. Ülkemizde yakın zamanda hepimizi derinden yaralayan, yüreğimizi dağlayan, acımızı kat ve kat artıran menfur saldırılar yaşanıyor. İlki Şanlıurfa’da, ikincisi Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve eğitim yuvalarımızı hedef alan okul saldırıları 85 milyonun tamamını yasa boğmuş, milletçe içimizi sızlatmıştır. Bu menfur saldırılar en kıymetli varlıklarımız olan evlatlarımızı ve onları geleceğe hazırlayan fedakar öğretmenlerimizi hedef almıştır. Oysa okullar güvenin, bilginin, umudun ve yarınlara dair hayallerin yeşerdiği en kutsal mekanlardır. Bu kutsal mekanlara yönelen her türlü şiddet sadece bireylere değil, doğrudan milletimizin ortak vicdanına ve geleceğine yapılmış bir saldırıdır.’
Kaya, okulların güvenliği konusunda herkese büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayarak, ‘Evlatlarımızın can güvenliği, öğretmenlerimizin huzur içinde görev yapabilmesi her türlü politikanın ve önceliğin üstünde tutulmalıdır.’ dedi.
1 Mayıs: Emeğin ve Adaletin Sesi

Genel Başkan Osman Kaya, 1 Mayıs’ın sadece bir takvim günü olmadığını belirterek, emeğin ve alın terinin kutsallığına vurgu yaptı. Kaya, bu özel günün anlamını şu sözlerle ifade etti:
‘Bugün 1 Mayıs. Bugün yalnızca takvimde işaretlenmiş bir gün değildir. Bugün emeğin, alın terinin, hak ve adaletin ve onurlu yaşam mücadelesinin günüdür. 1 Mayıs işçinin, memurun, emeklinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, taşeronun, sözleşmelinin, yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan kamu emekçisinin, gece nöbet tutan, fazla mesaiye kalan ama emeğinin karşılığını alamayanların da günüdür. 1 Mayıs sofrasındaki ekmeği küçülenlerin, ay sonunu getiremeyenlerin, çocuğuna harçlık verirken düşünenlerin, kirasını öderken nefesi kesilenlerin, emekli maaşıyla yaşama değil hayatta kalmaya çalışanların da sesidir.’
3.600 Ek Gösterge Talebi Yeniden Gündemde
Basın açıklamasının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise kamu çalışanlarının uzun süredir beklediği ek gösterge düzenlemesi oldu. Osman Kaya, bu konudaki taleplerini yüksek sesle dile getirerek, hükümete net bir çağrıda bulundu:
‘Bu anlamda Taksim Meydanı’nda taleplerimizi en yüksek tonda ısrarla, sabırla ve büyük bir inançla tekrarlıyoruz. Demokrasimizin gereği olan seçim süreçlerinde meydanlarda dile getirilen ve sözü verilen 3 bin 600 ek gösterge meselesi artık bir beklenti olmaktan çıkmış, bir hak teslimi meselesine dönüşmüştür. İvedilikle ortadan kaldırılması gereken bu sorun sadece maaşlarımızı etkileyen bir durum değil, emekliliğimizi, geleceğimizi aile hayatımızı doğrudan etkileyen bir durumdur. Talebimiz açık ve nettir. 3 bin 600 ek gösterge sözü tutularak tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Unvan ve görev sorumluluk esas alınarak adil ve hakkaniyetli bir düzenleme yapılmalıdır.’
Konfederasyonun çağrısı, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, binlerce kamu çalışanının taleplerini bir kez daha TBMM ve ilgili bakanlıkların gündemine taşıdı.
