Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 13 yıl önce meydana gelen ve 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısında evlatlarını kaybeden anneler, Anneler Günü’nün buruk bir acıya dönüştüğünü söylüyor. O günden bu yana kalpleri yas tutan anneler, bu özel günün kendileri için hiçbir anlam ifade etmediğini dile getiriyor.
Anneler Günü’nü Kutlamıyoruz
Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde bomba yüklü iki minibüsün eş zamanlı olarak infilak ettirilmesiyle gerçekleşen hain terör saldırısı, 53 kişinin ölümüne ve 146 kişinin yaralanmasına neden oldu. Anneler Günü’nden bir gün önce yaşanan bu büyük felaket, saldırıda evlatlarını kaybeden anneler için Anneler Günü’nü sonsuz bir yasa dönüştürdü.
Oğlu Oğulcan Tuna’yı kaybeden Fatma Tuna, yaşadığı acıyı şu sözlerle ifade etti: “11 Mayıs yine geldi, Anneler Günü’nü kutlamıyoruz. Çünkü Oğulcan’ım yok. Hayalleri vardı, hayalleri yıkıldı gitti. Biz 11 Mayıs günü katliamı yaşadık. Çok kötü bir katliam yaşadık. İçimizden nasıl gelir ki Anneler Günü’nü kutlayalım. Ben kızıma da diğer oğluma da söyledim; Anneler Günü’mü kutlamayın diye. Çünkü Oğulcan’ım yok. Oğulcan’ım olmayınca Anneler Günü de olmaz.”
Hayali Pilot Olmaktı
Oğlunun pilot olma hayali olduğunu belirten Fatma Tuna, o anı şöyle anlattı: “11 Mayıs günü dershanedeydi. Dershaneden çıkıp ağabeyiyle buluşup bana hediye alacaklardı. Daha ağabeyiyle buluşmadan bombaya yakalanıyor. 53 şehit verdik. 53 tane şehidimiz var, benim Oğulcan’ım da içinde. Biz onun için o nedenle Anneler Günü’nü de kutlamıyoruz. Oğlum pilot olmak istiyordu. Gökyüzüne dokunmak istiyordu. Hayallerini oğlum bıraktı gitti. Oğlumun hayallerini yıktılar. Hayallerini yaşayamadı.”
Geriye Telefon Kabı, Gözlük ve Mendili Kaldı
Yaşadığı acıyı anlatırken duygulanan Fatma Tuna, oğlundan geriye kalan hatıraları sakladığını belirtti: “Bana geriye patlama yerinde bıraktığı bir telefon kabı var. Bu da çocukluk gözlüğü. O gün okula gittiği mendili kaldı. Ben bunlarla teselli oluyorum. Bunlar da çocukken oynadıkları misketleri. Bana her zaman ‘Anne bunlar da hatıra kalsın’ derdi. Bunlar da Oğulcan’ımın hatıraları. Fenerbahçeliydi oğlum. Şampiyon olmalarını bekliyordu o sene. Oğlum öldükten sonra Fenerbahçe şampiyon oldu.”
Adalet İçin Mücadele Sürüyor
Oğulcan’ın babası ve 11 Mayıs Reyhanlı Şehitler Derneği Başkanı Ahmet Tuna, hukuk mücadelesinin devam ettiğini belirtti. Tuna, “11 Mayıs 2013 günü Reyhanlı’da büyük bir katliam meydana geldi. Daha sonrasında devletimiz büyük bir özveriyle çalışıp katilleri yakaladılar. Adana’da yapılan mahkemeyi bizzat ben takip ettim. 2013’ten bugüne kadar yaklaşık 16 mahkeme görüldü. 5 Temmuz’da da son mahkememiz yapılacak. Şu anda yargılanan 3 kişi kaldı onların da sonucuna bakacağız. Halen firari 4 tane terörist aranıyor. Onu da inşallah devletimiz MİT teşkilatımız tarafından yakalanacaklar ve getirilip Türkiye Cumhuriyeti adaletine teslim edilecektir.” ifadelerini kullandı.
O Gün Bana Haram
Terör saldırısında oğlu Halil’i kaybeden Medine Erdemci ise şunları söyledi: “13 yıl oldu 2013’ten beri, Anneler Günü asla kutlamıyorum. Çocuklarıma da diyorum ki ‘O gün benim yanıma gelmeyin.’ Ben o gün oğlumu toprağa verdim. 11 Mayıs patlama günü ben oğlumu toprağa verdim. O günden ötürü Anneler Günü’nü kutlamıyorum. Çocuklarıma diyorum gelmeyin yanıma. O gün bana haramdır artık. Ben 28 yaşında evladımı toprağa verdim. Hiçbir annenin yüreği yanmasın.”
Evlat acısının tarifsiz olduğunu vurgulayan Erdemci, o günü şöyle anlattı: “Evlat acısı kadar büyük bir acı yok. O günü patlama gerçekleştiğinde ben evdeydim. Telefonla aradığımda hiç kimseye ulaşamadım. En son rahmetliyi aradım, yabancı biri açtı telefonu. Benim o anda dizlerimin bağı çözüldü, feryat ile bağırmaya başladım ‘Bu benim oğlumun telefonu, sende ne işi var?’ O da bana ‘Bilmiyorum abla getirip birisi benim dükkana bıraktı’ dedi. O zaman bildim, oğluma bir şey olduğunu anladım. Ondan sonra haberi aldım. Patlama yerine gittim. Baktım ki her yer yanıyor, sadece ellerimi açtım ‘Allah’ım benim çocuklarım buradan sağ çıktı mı?’ diye. İkisi yaralı çıktı, birini kaybettim. Orada tanıyanlar ‘Teyze senin çocuklarında bir şey var mı?’ diye soruyorlar ‘Bilmiyorum’ diye feryat edip, bağırıyorum. Çünkü yok dükkan yanıyor, dükkanı tanıyamıyorum. Alev alev her şey. Ondan sonra haberini aldım. Araştırma Hastanesi’ne götürmüşler. O gece ameliyata girdi, daha sonra kara haberini aldık. Yaşadığımız acı çok büyük. O nedenle Anneler Günü’nü kutlamak da yok.”
