Ankara’da, Basın İlan Kurumu (BİK) ve Ankara Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen ‘15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi‘, kriz dönemlerinde gazeteciliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Programa katılan gazetecilik öğrencileri, sektörün deneyimli isimleri ve akademisyenler bir araya gelerek 15 Temmuz darbe girişiminden dersler çıkardı.
Kriz Dönemlerinde Gazetecilik ve Etik Değerler Masaya Yatırıldı

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilen atölyede, 15 Temmuz darbe girişimi üzerinden hareketle kriz dönemlerinde gazetecilik sorumluluğu, habercilikte etik değerler, doğru bilgiye erişim ve dezenformasyonla mücadele gibi konular ele alındı. Öğrenciler, teorik bilgilerini pratikle birleştirme fırsatı buldu.
BİK Müdürü Çelik: ‘Hakikati Susturmak Kolay Değildir’
Programın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik, 15 Temmuz’un Türk basını açısından unutulmaz bir kırılma noktası olduğunu vurguladı. Çelik, “Türk medyası, darbe girişimi gecesinde büyük bir cesaret örneği sergilemiştir. Gazeteciler, tehdit ve baskılara rağmen kamuoyunu doğru bilgilendirmek için görev başında olmuştur. Hakikati susturmak kolay değildir. Basın, milli iradenin yanında durmuş ve demokrasi adına tarihi bir görev üstlenmiştir” dedi.

Rektör Ünüvar: ‘ Allah Bir Daha O Geceyi Yaşatmasın’
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TBMM çatısı altında yaşananları anlattı. Bu sürece ilişkin yazdığı ‘Gazi Meclis’te O Gece’ adlı kitabını paylaşan Ünüvar, şunları söyledi:
“Bu kitabı yazmak için sadece Türkçesini yazmak için 400 saat çalışmışım ekibimle beraber. Güvenlik kameralarının hepsini ayrı ayrı inceledik, ayrı ayrı irdeledik. Neredeyse orada o geceyi yaşayanlardan daha iyi bildiğimi söyleyebilirim. Niye daha iyi biliyordum? Çünkü arkadaşımız, milletvekili arkadaşımız bir defa yaşıyor, bir defa anlatıyor bana; ama ben onun anlattığını 10 defa okuyorum. Allah bir daha o geceyi de yaşatmasın, böyle bir kitap da yazdırmasın. Meclis Başkanımıza gittim dedim ki; ‘Başkanım bu tarihi bir işti, lütfen bu tarihin kapatılmasına mani olun. İlk bomba meclisin yanındaki bahçeye atılmıştı. ‘Orayı o haliyle tutalım, orayı bir açık müze gibi yapalım’ dedim. O fikri hayata geçirdi. Oradaki canlı hafızayı korumuş oluyor.”

Etkinlik, ‘Hafızayı Koru, Hakikati Yaz’ sloganıyla düzenlenirken, genç gazeteci adaylarına tarihi bir perspektif kazandırmayı hedefledi.
