Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bulgar Kilisesi’nde ‘Dil’ Krizi: Ayin İptal Edildi, Vakıf Başkanı Sert Çıktı

Edirne’deki Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi’nde Bulgarca ayin talebine Yunan Metropolitliği’nden ret geldi. Vakıf Başkanı Yotef, ‘Kiliseyi ayinlere kapatıyoruz’ dedi.

Edirne'deki Bulgar Ortodoks Sveti

Edirne’deki Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi’nde beklenmedik bir dil krizi yaşandı. Kilisenin isim günü nedeniyle düzenlenmesi planlanan ayin, Bulgarca yerine Yunanca yapılacağının öğrenilmesi üzerine iptal edildi. Olay, Bulgar cemaati ile İstanbul’daki Yunan Metropolitliği arasında gerginliğe yol açtı.

Yunanca Ayin Kararına Tepki

İstanbul’dan gelen Yunan Metropolit Amfilohios’un, kente iki papaz göndererek ayinin Yunanca yapılacağını bildirmesi üzerine Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı duruma sert tepki gösterdi. Vakıf yönetimi, ayini iptal ederek sadece dua okunmasına izin verdi. Dua, İstanbul Kilisesi’nden Rahip Karalampi Nichev tarafından yönetilirken, törene Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, Vakıf Başkanı Dimitri Yotef ve iki ülkeden gelen çok sayıda kişi katıldı.

Vakıf Başkanı Yotef: ‘Kiliseyi Ayinlere Kapatıyoruz’

Konuyla ilgili açıklama yapan Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dimitri Yotef, kararlılıklarını ortaya koydu. Yotef, “Bizler bu kilisenin cemaatiyiz, sahipleriyiz. Ancak buraya geldiğimizde, Edirne Metropoliti tarafından gönderilen papazlar aracılığıyla Bulgarca ayin yapamayacağımız bize bildirildi. Bunun yerine Yunan papazlarla ayin yapılacağı söylendi. Biz de bunu kabul etmedik. Çünkü burası bir Bulgar Kilisesi’dir ve Bulgarca ayin yapılması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi. Yotef, alınan kararı şöyle açıkladı: “Bugünden itibaren, Bulgarca ayin yapılıncaya kadar kilisemizi ayinlere kapatıyoruz. Aynı zamanda metropolitin de Bulgarca ayine izin verilene kadar kiliseye girişini yasaklama kararı aldık. Tabii ki ziyaret için açık olacak. İnsanlar gelip dua edebilir, mum yakabilir. Buna engel yok. Ancak Bulgarca ayin yapılıncaya kadar burada ayin gerçekleştirilmesine izin verilmeyecek. İki kilisemiz için de yönetim kurulunun tavrı nettir. Bulgarca ayin olana kadar bu karar devam edecek.

Papaz Çıkırık’ın Vefatının Ardından Baskılar Arttı

Kilisenin papazı Aleksandır Çıkırık’ın 3 yıl önce vefat ettiğini belirten Yotef, bu ölümün ardından baskıların arttığını söyledi. Yotef, “Önümüzdeki günlerde bazı üst düzey yetkililerle görüşmeler yapacağız. Kendi içimizde toplantılar gerçekleştireceğiz ve ona göre bir yol haritası belirleyeceğiz. Açık konuşmak gerekirse bu kararın aslında yıllar önce alınması gerekiyordu ama bugüne kadar alınmadı. Rahmetli Peder Aleksandır Çıkırık’ın vefatından sonra biz çok büyük üzüntü yaşadık. Kendisi bizim için çok değerliydi. Onun vefatının ardından son 3 yıldır metropolit tarafından ciddi baskılar altında kaldık.” ifadelerini kullandı.

Başkonsolos Kafedzhiyska: ‘Üzücü Bir Olay, Ama Beklenmedik Değil’

Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska ise yaşananları değerlendirerek, “Bugün burada hepinizin de şahit olduğu üzücü bir olay yaşandı. Buna beklenmedik bir durum diyebiliriz ama aslında uzun süredir yaşanan bir sorunun devamı niteliğinde olduğunu da söylemek gerekir.” dedi. Kafedzhiyska, Türkiye Cumhuriyeti’nin farklı inanç gruplarının haklarını eşit şekilde koruduğunu vurgulayarak, “Sayın Metropolit tarafından Bulgarca dilinde ayin yapılmasına yönelik bir kısıtlama getirildi. Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nde hangi kilise, hangi ibadethane olursa olsun gerçekleştirilen ayinler ve ibadetler, o topluluğun kendi diliyle yapılmaktadır.” şeklinde konuştu.

Kardeşlik Vurgusu ve Çözüm Çağrısı

Sorunun barışçıl çözümü için çağrıda bulunan Başkonsolos Kafedzhiyska, “Üzülerek ifade etmek zorundayım ki Sayın Metropolit bu konuda bizim hassasiyetimizi anlayamadı. Kendisi Yunan kökenli olabilir ama burada söz konusu olan mesele dil, kültür ve cemaatin kendi inancını kendi diliyle yaşatma hakkıdır. Yine de tüm yaşananlara rağmen umudumuzu kaybetmiyoruz. Bu sorunun sağduyu içerisinde, kardeşlik duygularıyla ve barışçıl şekilde çözüme kavuşmasını temenni ediyoruz. Çünkü Balkanlar’da yaşayan bütün halklar kardeştir.” ifadelerini kullandı. Kafedzhiyska, karşılıklı anlayış ve ortak hassasiyetlerle bu tür sorunların aşılabileceğine inandığını belirtti.