Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları 2: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı’na katılarak, yaşlanan nüfusa yönelik kapsamlı çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Çalıştay, Çankaya Köşkü Basın Salonu’nda gerçekleştirildi.

Yaşlı Nüfus Oranı Her Geçen Yıl Artmaktadır
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin demografik bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak çarpıcı veriler paylaştı. Yılmaz, “Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı her geçen yıl artmaktadır. 2000 yılında yüzde 5,7 olan yaşlı nüfus oranı artarak 2023 yılında yüzde 10’u ilk defa aştı. 2025 yılında bu oran 11,1’e yükselmiş durumda, 2020 yılında 7 milyon 954 bin kişi iken, 2025 yılında 9 milyon 583 bin kişiye ulaşmış durumda. TÜİK nüfus projeksiyonlarına göre, demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam etmesi halinde, önümüzdeki yıllarda yaşlı nüfus oranının daha da artacak. Mevcut eğilim devam ederse, yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 20, 2080 yılında yüzde 33,4 ve 2100 yılında yüzde 33,6’ya yani toplumun üçte biri yaşlı nüfus haline geliyor” dedi.
Nüfusun yaşlanması ile ilgili önemli bir gösterge olan ortanca yaşa da dikkat çeken Yılmaz, “2000 yılında 24,8 iken, 2025 yılında 34,9’a çıkmış. 25 yılda nüfusumuz 10 yıl yaşlanmış.” ifadelerini kullandı. TÜİK tahminlerine göre mevcut eğilim devam ederse, ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2’ye ulaşacağını belirtti.
Tek Başına Yaşayan Yaşlı Sayısı Artıyor
Yılmaz, yaşlıların yaşam koşullarına ilişkin de önemli bilgiler verdi. “TÜİK verilerine göre, yaşlıların önemli bir bölümü ya tek başına ya da sadece eşiyle yaşamaktadır. En az bir yaşlı fert bulunan yaklaşık 7 milyon 46 bin hanenin yaklaşık 1 milyon 800 bini tek başına yaşayan yaşlılardır. Özellikle tek başına yaşayan yaşlı sayısındaki artış, yerinde yaşlanma yaklaşımını çok önemli hale getirmekte; evde ve toplum temelli bakım hizmetlerinin güçlendirilmesini gerekli kılmaktadır” diye konuştu.
Yaşlılık Politikaları Hak Temelli Geliştirildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2019 yılını ‘Yaşlılar Yılı’ ilan etmesiyle birlikte yaşlılık politikalarına yönelik çalışmaların kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Yılmaz, “Aynı dönemde gerçekleştirilen 1’inci Yaşlılık Şurası ile birlikte yaşlılık meselesi; bakım hizmetlerinden aktif yaşlanmaya, sosyal destek mekanizmalarından yaşlı haklarına kadar geniş bir çerçevede ele alınmaya başlandı. 2025 yılının ‘Aile Yılı’, 2026-2035 döneminin ise ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, yaşlılık politikaları da nüfus ve aile yapısı, demografik dönüşüm ve toplumsal dayanışma perspektifiyle gündemimizde ön sıralarına çıkmış durumda. AK Parti Hükümetimizin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaşlılık politikaları farklı yaşlı gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alan, hak temelli ve bütüncül bir yaklaşımla geliştirilmiş; hizmet modelleri çeşitlendirilerek yaygınlaştırılmıştır. Bu doğrultuda yaşlı bireylere yönelik yürütülen çalışmalar; yaşlılarımızın aileleriyle birlikte, kendi yaşam çevrelerinde ve aktif yaşlanma anlayışı doğrultusunda hayatlarını sürdürmelerini esas almaktadır” ifadelerini kullandı.
Bakım Sigortası Masada
Bakım hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla yürütülen standartlaştırma çalışmalarına değinen Yılmaz, “Bakım hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla yürütülen standartlaştırma çalışmalarıyla birlikte, bakım hizmetlerinin daha nitelikli, sürdürülebilir ve erişilebilir bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz. Teknik düzeyde ele aldığımız ‘bakım sigortası’ konusunu önemli bir tartışma konusu. Kurumsal istişarelerimizi sürdürüyoruz” dedi.
