Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, sanal medyanın aşırı kullanımının fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklardan teknoloji bağımlılığına, siber zorbalıktan sosyal izolasyona kadar pek çok riski beraberinde getirdiğini vurguladı.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile TÜGVA tarafından düzenlenen ‘İhtisas Akademi’ programına konuşmacı olarak katılan Şahin, üniversitenin Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte öğrencilere iletişim ve sanal medya kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulundu. İletişim teknolojileri sayesinde bilgiye çok hızlı ulaşılabildiğine dikkat çeken Şahin, “Düşüncelerimizi geniş kitlelere aktarabiliyoruz. Ancak iletişim araçlarının gerçek gücünden faydalanılırken, bireylerin teknolojiyi bilinçli, yetkin ve doğru kullanımının ne kadar önemli olduğunu da ifade etmek gerekir” dedi.
İletişimin bireyler arasında empatiyi güçlendirdiğini ve toplumda birlik duygusunu artırdığını belirten Şahin, “Bu nedenle iletişim, Türkiye Yüzyılı’nda yalnızca bir araç değil güçlü bir toplumun, ortak geleceğin ve kalıcı başarının temelini oluşturur” ifadelerini kullandı.
SANAL MEDYA RİSKLERİ
Öğrencilere sanal medya konusunda detaylı uyarılarda bulunan Şahin, şunları söyledi:
“Küreselleşme ve dijital teknolojilerle hayatımıza giren diğer bir unsur ise sosyal medya platformlarıdır. Görsel ve işitsel öğelerin yaygın olarak kullanıldığı sosyal medya platformları bireylerin başta bilgi ve haber edinme, sosyalleşme ve eğlenme olmak üzere çeşitli amaçlarla kullandığı etkileşimli araçlardır. Sosyal medya bilgiye hızlı erişim, etkileşim ve kişilerarası iletişim kurma imkanı sağlasa da aşırı kullanıldığında fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar, teknoloji bağımlılığı, dikkat dağınıklığı, siber zorbalık, sosyal izolasyon gibi riskleri beraberinde getirir.”
Gün içinde uzun saatler boyunca sosyal medyada takip edilen kısa ve görsel odaklı içeriklerin, kaydırmalı videolar ile emoji ve kısaltmaların yaygın kullanımının hem kullanılan dili hem de algılama biçimini etkilediğini belirten Şahin, “Bu durum, kaygı, stres ve yalnızlık duygularını artırırken, dilin temel özelliklerinde de bozulmalara neden olur” dedi.
Dijitalleşmenin hayatımıza hız ve verimlilik, küresel erişim, bilgiye kolay ulaşım, düşük maliyet ve tasarruf gibi özellikler kattığını ancak birtakım riskleri de beraberinde getirdiğini vurgulayan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu risklerin başında ise dezenformasyon, kişisel verilerin ihlali, siber zorbalık, teknoloji bağımlılığı, sosyal izolasyon ve kötü amaçlı yazılımlar bulunmaktadır. Teknoloji büyük bir hızla ilerleyip zaman ve mekan kavramlarını ortadan kaldırarak insanları bir araya getirme imkanı tanıyarak bilginin küreselleşmesini de sağlamaktadır. Fakat kitlelere aktarılan bilgiler kimi zaman yanlış veya yanıltıcı olabilmektedir. Sahte videolar, çarpıtılmış veya manipüle edilmiş içerikler dezenformasyonun en güçlü araçları olarak kullanılmaktadır.”
