Trabzon’da restoran işletmecisi Ercan Yıldırım’ın (52) kendisine hediye edilen ve besleyip büyüterek ‘Abbas’ adını verdiği kuzusu, adeta sahibinin gölgesi oldu. Sokakta yürürken Yıldırım’a eşlik eden 6 aylık kuzu ‘Abbas’, iş yerinin maskotu haline geldi.
ÖZENLE BÜYÜTÜLEN KUZUNUN ROLÜ
Yomra ilçesinde balık restoranı işleten Ercan Yıldırım, arkadaşı tarafından hediye edilen kuzuyu, işletmesinin yanında hazırladığı kulübede büyütmeye başladı. Yıldırım ve ailesi, kuzuya ‘Abbas’ adını vererek zamanla güçlü bir bağ kurdu. Restoranda müşterilere servis yaparken bile Yıldırım’ın peşinden ayrılmayan kuzu, işletmenin sembolü oldu.
Yıldırım, “Beni annesi sanıyor, peşimden hiç ayrılmıyor. Burada büyüdü, müşterilerimiz de onu besledi. Onunla vakit geçirmek, çocuklara bile terapi gibi geliyor” ifadelerini kullandı.
‘İŞLETMEMİZİN MASKOTU OLDU’
Havaların ısınmasıyla yaylaya göndermek zorunda kalacağı kuzusuyla ayrılacak olmanın üzücü olduğunu söyleyen Ercan Yıldırım, şunları söyledi: “Ramazan ayından 1 ay önce bir arkadaşım bana kuzu hediye etti. İkizi varmış, annesi ona bakamayınca biraz zayıf kalmıştı. Benle bir güzel sütlerle besledim, büyüttüm. İşletmeme getirdim burada bakıyorum. Şu anda 6 aylık. Kurban Bayramı’ndan sonra da yaylaya gidecek. Bence burada da mutlu ama ona uygun olan bir doğa var ve daha mutlu olacak. İşletmemizin sembolü ve maskotu oldu. İnsanlar gelip seviyorlar. Abbas ile merhabalaşıyorlar. İyi de bir ortam oluşmuş oldu. Beni annesi sanıyor, peşimden hiç ayrılmıyor. Burada büyüdü, müşterilerimiz de onu besledi. Onunla vakit geçirmek, çocuklara bile terapi gibi geliyor. Abbas’ı görmek için buraya gelenler dahi var.”
‘ÇOK ALIŞTIK, KUZU SEVGİSİ BAŞKAYMIŞ’
Kuzuya çok alıştığını ve severek baktığını belirten Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Nereye gidersek peşimden geliyor. Servis yaparken bile hemencecik yanımda bitiveriyor. Zaman zaman sokaklara çıkıyoruz. Değirmene yem almaya da gidiyoruz. Abbas sonuçta bir hayvan, ürkebilir diye sakınıyoruz. Gideceği için üzülüyoruz; çünkü ona alıştık. Hayvan sevmek iyi bir duygu; kuzu bakmak da güzel bir şey. Bizlere de değişiklik oldu. Herkes kedi köpek bakabilir ama bir kuzuyu büyütmek güzel. Görenler de şaşırıyor. Abbas ilgi çekiyor. Normalde işletmemin etrafındaki kedileri besliyordum. Kedileri de çok seviyorum. Evde bir kedim var ama bir Abbas’ım, kuzum yoktu. Arkadaşım hediye edince kuzu sevgisi çok başka geldi. Nasıl ayrılacağız bilemiyoruz. Ellerimde büyüttüm. ‘Biberonla onu yedirince doymuş mudur?’ diye düşünüyordum. Zamanla yem yemeye başladı. Bir kuzuyu ellerinle yedirmek başka bir duygu. Herkesin yaşamasını isterim. Bana çok alıştı. Bayağı akıllı bir kuzu ve çok güzel.”
EŞİ DİLEK YILDIRIM: ‘CANIMIZ, CİĞERİMİZ OLDU’
Yıldırım’ın eşi Dilek Yıldırım da sıcak hava nedeniyle Kurban Bayramı’nın ardından geçici olarak yaylaya gönderilecek olan kuzularından ayrılacakları için üzüldüklerini söyledi. Dilek Yıldırım, “‘Kedinin, köpeğin olduğu yerde kuzu neden olmasın’ dedik. İşletmemizin maskotu oldu. Gelenler de onu çok seviyor; canımız, ciğerimiz oldu. Yayla zamanı geldi, hava sıcak olacağı için buralarda duramaz. Yayla dönüşü yine yanımıza alacağız onu. Gideceği için üzülüyorum. İsmini ‘Abbas’ koyduk, daha sonra dişi olduğunu anladık ama ismini değiştirmedik. Böyle de sevildi. Eşime de teşekkür ediyorum hayvan sevgisi olduğu için. Herkes onu çok benimsedi. Bakabileceğimiz hayvanlar olsun yine bakarız, yeter ki dost olsun, can olsun.” diye konuştu.
